Finans nedir, Finans ne demek

Finans; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Finans" ile ilgili cümleler

  • "Bu göze görünmeyen güçlü finans canavarları, savurganlığı teşvik ediyorlar." - A. Boysan

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Fon ve sermaye sağlamaya yönelik ticari etkinlik.

Para, kredi, bankacılık ve yatırımların yönetimi.

İktisadın, para ve diğer varlıkların yönetimi konusunu inceleyen bir alt dalı.

İngilizce'de Finans ne demek? Finans ingilizcesi nedir?:

finance, financing

Finans hakkında bilgiler

Finans; ihtiyaç duyulan fonların uygun şartlarda sağlanması ve etkin bir şekilde kullanılmasıyla ilgili faaliyetlerdir. Kişilerin veya kurumların maddi gelir elde etmeleri, yatırım yapmaları ve zaman içinde bu yatırımları değerlendirmeleridir. İşletme ve ekonominin ortak dalıdır.

Finans, varlıklara risklerine ve geri kazanım oranlarına göre değer kazanır. Finansal analiz ve kararlarda önemli bir etken paranın zamansal değeridir.

Bireysel finans bir kişinin ya da ailenin bütçe, sigorta, tasarruf, yatırım, kredi gibi konularda kararları ve aktiviteleridir. Kişiyi ya da aileyi belirsizliklerden ve risklerden korumaya çalışır. Uzman kurumlardan yardım alınabildiği gibi çeşitli bireysel finans yazılımları da kullanılabilir.

 

İşletme finansı ya da finansal yönetimin amacı bir işletmenin aktiviteleri için fon sağlamaktır. Finansal yönetim genellikle karlılık ve riskin dengelenmesini gerektirirken, işletmenin kazancını ve değerini en yükseğe taşımaya çalışır.

Finans ile ilgili Cümleler

  • Finansal sorunlarımız ciddi.
  • Şirketin finansal durumu yeni bir tır almak için yeterli.
  • Savaşı finanse etmek için tahvil ihraç edilmektedir.
  • O evini finanse etmek için bankadan ödünç para aldı.
  • Finansal yardım alacak mıyım?
  • O, proje üzerinde yaptığı kaybı finanse etmek için erkek kardeşinden borç aldı.
  • Onların kampanyaları hükümet tarafından finanse ediliyor.
  • Finansal zorluk çekiyorlar.
  • Finansal desteği durdurmaya karar verdik.
  • Başarılı bir iş dikkatli finansal yönetim üzerine inşa edilmiştir.
  • Bizim finansmanın tümünü kaybettik.
  • Finanstayım.
  • Finans kaynağınız neresi?

Finans anlamı, tanımı:

Para : Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri.

Finansal : Mali.

Finanse : "Akçalanmak" anlamındaki finanse edilmek, "akçalamak" anlamındaki finanse etmek birleşik fiillerinde geçen bir söz.

Finansman : Bir girişime işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlama işi.

 

İhtiyaç : Yoksulluk, yokluk. Güçlü istek. Gereksinim.

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Sağlanma : Sağlanmak işi.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Şekil : Anlatım biçimi. Biçim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Biçim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Mal : Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, emtia. Esrar. Büyükbaş hayvan. Orospu. Bayağı, aşağılık, kötü kimse.

Mali : Parasal. Mal ile ilgili. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.

Finans oligarşisi : Kapitalizmin emperyalizm aşamasında, anonim şirket biçimindeki yapılanmalar aracılığıyla kendilerine ait hisse senetlerinin ötesinde bir sermayeyi yöneten ve bu yolla devletlerin iç ve dış siyasetlerinde söz sahibi olan, mali sermayeyi elinde bulunduran gruplar.

Finans şirketi : Kiralama, satın alma anlaşmalarına finansman sağlayan ve genellikle ticari bankaların sahip olduğu kurumlar.

Finans yöneticisi : Bir işletmede para, kredi ve döviz ile ilgili işleri yürütmekle görevli yönetici.

Finansal kurum : Kişilerden, kurumlardan veya hükümetlerden fon toplayarak bu fonları gereksinimi olanlara kredi olarak veren banka ve benzeri kuruluş.

Finansal saydamlık : Bir şirketin finansal başarımına ilişkin anlamlı, güvenilir bilgilerin ilgili yetkece belirlenen zaman aralıklarında kamuoyuyla paylaşılması.

Finansman bonosu : İşletmelerin kısa vadeli sermaye gereksinimlerini karşılamak amacıyla çıkardıkları güvencesiz kısa vadeli borç aracı.

Diğer dillerde Finans anlamı nedir?

İngilizce'de Finans ne demek? : n. finance, money management (including investment, banking, etc.), science of money management

Fransızca'da Finans : finance [la]

Almanca'da Finans : Finanz

Rusça'da Finans : n. финансы (PL)

adj. финансовый