Flatulencies türkçesi Flatulencies nedir

  • Midede gaz birikmesi.
  • Gösteriş merakı.
  • Abartılı olma özelliği.
  • Boşluk.

Flatulencies ingilizcede ne demek, Flatulencies nerede nasıl kullanılır?

Flatulence : Gazlılık. Tantana. Yel çıkarma. Hava atma. Yüksekten atma. Sindirim sisteminde aşırı bakteriyel fermantasyona bağlı olarak veya hava yutulması sonucu meydana gelen bağırsaklardaki gazın atılması, yel çıkarma, flotus. Gaz. Midede çok fazla gaz birikmesi. Midedeki gaz.

Flatulences : Midede gaz toplanması. Hava atma. Gazı olma. Gaz. Mide gazı. Yüksekten atma. Tantana. Gazlı olma. Gazlılık. Midede çok fazla gaz birikmesi.

Flatulency : Midede gaz birikmesi. Abartılı olma özelliği. Boşluk. Gösteriş merakı.

Flatulent : Gaz yapıcı. Gazı olan. Midede gaz hasıl eden. Şişkinlik yapan. Gaz yapan. Gösterişli. Abartmalı. Havalı.

Flatulent colic : Gaz sancısı. Gür çayırlarda otlatılan atlarda kalın bağırsaklarda gaz birikiminden veya bağırsaklardaki fibröz yapışmalardan kaynaklanan karın şişkinliği sonucu şiddetli ağrı nöbetleri, germece, karın şişkinliği sancısı.

Flatulently : Süslü bir şekilde. Gösterişlice. Abartılı bir şekilde. Kendini beğenmiş bir şekilde. Tumturaklı bir şekilde. Anlamsız içi boş bir şekilde. Gaz yapıcı bir nitelikte.

İngilizce Flatulencies Türkçe anlamı, Flatulencies eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flatulencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wordiness : Kelimelerden oluşma. Sözü uzatma. Laf kalabalığı. Sözcük çokluğu. Çok kelimeli oluş.

Blanker : Silmek. Boş. Görüntüsüz (televizyon terimi). Şaşırmış. Sövmek. Yazısız kağıt. Yazısız. Feshetmek. Açık.

Gas : Övünmek. Benzin almak. Uzun süre konuşmak. Hava civa. Benzin. Matrak şey. Eğlenceli şey. Laklak etmek. Gazlamak. Uçun.

Abysm : Uçurum. Sonsuz derinlik (şiir). Derinlik. Sonsuz derinlik.

Cavitation : Oyuk. Çukurlaşma. Boşlama. Kovuklanma. Kavitasyon. Boşluk oluşumu. Kabarcık. Oyma.

Blank : Boş kağıt. Silmek. Sayıyı önlemek (spor terimi). Çıkarmak. Boş yer. Açık yer. Sövmek. Boş. Yazısız kağıt.

Turgidness : Mübalağa. Abartılı olma. Şiş olma. Şişkinlik.

Turgidity : Şişme. Mübalağalı olma durumu. Şişkinlik. Mübalağa. Abartılmış olma durumu. Dilde kibir ve kendini beğenme.

Abysses : Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Tamu. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Cehennem.

Cavern : Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Patolojik doku boşluğu. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavern. Mağara. Büyük mağara. İn. Oyuk. Geniş yeraltı açıklığı.

Flatulencies synonyms : physiological state, long windedness, physiological condition, area, abyss, physical condition, flatulency, prolixity, prolixness, aperture, abysms, blanking, blankness, caverns, blankest, windiness, caverning, black out.