Florescence türkçesi Florescence nedir
- Çiçek açma dönemi.
- Çiçeklenme.
- Çiçek açma.
- Çiçekleme.
Florescence ingilizcede ne demek, Florescence nerede nasıl kullanılır?
Efflorescence : Çiçeksime. Çökeltilerin buharlaşmasıyle, kayaçların üstünde kalan tortul. Tozlanma. Efloresans. Çiçek açma. Ufalama. Derinin kızarması. Tozlaşma. Toz olma. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır.
Inflorescence : Çiçek durumu. Çiçeklerin sapları üzerindeki duruşu. Çiçek açma. Açılmamış çiçek salkımı (somak). Gelişme. Çiçeklenme.
Efflorescency : Çiçek açma. Çiçeklenme. Çiçek verme.
Florescent : Çiçeklenen. Çiçek açmış. Donanmış. Çiçek açan.
Efflorescent : Çicekleşen. Kristal durumdan toz şekline dönüşme. Çiçeklenen. Çiceksiyen. Olgunlaşan. Tozlaşan. Çiçek açan.
Efflorescing : Çiçek açma. Gelişip olgunlaşmak. Çiçek açmak. Tozlaşmak. Billurlaşma. Serpilmek. Kristal biçimini alma.
Effloresce : Olgunlaşma. Serpilmek. Gelişmek. Tozlaşmak. Gelişip olgunlaşmak. Tozlanma. Çiçeksimek. Çiçek açmak.
Effloresces : Serpilmek. Tozlanma. Çiçek açmak. Gelişip olgunlaşmak. Gelişmek. Çiçeksimek. Olgunlaşma. Tozlaşmak.
Effloresced : Çiçek açmak. Kristal biçimini almış. Gelişip olgunlaşmak. Billurlaşmış. Serpilmek. Tozlaşmak. Çiçek açmış.
İngilizce Florescence Türkçe anlamı, Florescence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Florescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Efflorescency : Çiçek verme.
Ontogeny : Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Bireyoluş. Gelişme. Birey dil tarihçesi. Ontogenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Bir organizmanın gelişimi. Ontogeni.
Growth : Filiz. İnkişaf. Kaynak. Nema. Büyümüş şey. Fidan. Ur. Yaşlanma. Bir bitkiden sarkan dallar. Yükseliş.
Blossoming : Gelişmek. Çiçeklenmek. Çiçek açmak. Çiçekleyen.
Development : Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Filmdeki gizli imajın görünür duruma getirildiği birinci banyo aşaması. Ontogeni. Son durum. Açınma. Genişleme. Büyüme. Düzenleyim. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler. ontogeni.
Ontogenesis : Bireyoluş. Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Ontogenez. Ontogeni. Canlının, döllenmeyi takiben türe özgü yapı ve biçim alıncaya kadarki gelişme ve büyümesi olayı. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ontojenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez.
Blooming : Kabakütük haddeleme. Lanet olası. Çiçeklenmiş. Çiçek açmış. Çiçek açan. Körolası. Kör olası. Çiçekli.
Inflorescence : Çiçek durumu. Çiçeklerin sapları üzerindeki duruşu. Gelişme. Açılmamış çiçek salkımı (somak).
Florescence synonyms : spadixes, spadices, efflorescing, growing, flowering, popping, eclosion, anthesis, weathering, maturation, efflorescence, spadix.
Florescence zıt anlamlı kelimeler, Florescence kelime anlamı
Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.
Florescence ingilizce tanımı, definition of Florescence
Florescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bursting into flower. A blossoming.

Bu kısımda Florescence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Florescence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Florescence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Florescence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.