Fond türkçesi Fond nedir

  • İptila.
  • [#merak Meraklı].
  • Fazla müsamahakar.
  • Düşkün.
  • Aşırı.
  • Aşırı seven.
  • Deli.
  • Umutlu.
  • Aşık.
  • Abartılı.
  • Fazla üstüne düşen.
  • Saf.
  • Pervasız.
  • Sever.
  • Merak.
  • Seven.

Fond ile ilgili cümleler

English: Ali isn't fond of nicknames.
Turkish: Ali takma adlara düşkün değil.

English: A friend of mine is very fond of stoats.
Turkish: Bir arkadaşım gelinciklere çok düşkündür.

English: Ali is not fond of pets.
Turkish: Ali evcil hayvanlara düşkündür.

English: A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.
Turkish: Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

English: Ali was very fond of Mary.
Turkish: Ali Mary'ye çok düşkündü.

Fond ingilizcede ne demek, Fond nerede nasıl kullanılır?

Fond memories : Güzel hatıralar.

Fond of : Tutkun. -e bayılan. Meraklı. Düşkün. -'dan hoşlanan.

Fond of pleasure : Zevkine düşkün.

Be fond of : Hastası olmak. Meraklısı olmak. Sevmek. Hoşlanmak. Bitmek. -e düşkün olmak. Bayılmak. -den hoşlanmak. Düşkün olmak.

Be fond of show : Gösteriş meraklısı olmak. Hava atmayı sevmek.

Was fond of the bottle : Şişeye düşkündü. Alkol bağımlısıydı. İçkiye düşkündü. İçki bağımlısıydı.

 

Was fond of him : Ona saygı gösterdi. Ona çok düşkündü. Ona duygusal yakınlık gösteriyordu. Ona meyilliydi. Ona bağlıydı.

Fondants : Şekerleme. Şeker. Fondan.

Be fond of the bottle : Şişe düşkünü olmak. Alkolik olmak. Ağır içici olmak.

Fonda : İowa eyaletinde şehir. Iowa'da bir şehir (abd). Peter fonda (1939 doğumlu) amerikalı sinema oyuncusu. Amerikalı kadın oyuncu ve henry fonda'nın kızı. Soyadı. Henry fonda (1905-1982). Henry fonda'nın oğlu ve jane fonda'nın erkek kardeşi. Jane fonda (1937 doğumlu). Amerikalı erkek oyunucu.

İngilizce Fond Türkçe anlamı, Fond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Courters : Talip. Kur yapan kimse.

Disquietude : Rahatsızlık. Huzursuzluk. Kaygı. Endişe.

Droopy : Halsiz. Sarkık. Eğik. Mahzun.

Espials : Keşfetme. Keşif. Görme. Tecessüs.

Expectant : Hamile. Ümitli. Gebe. Uman. Miras beklentisi olan kimse. Bekleyen. Ümitle bekleyen. Beklentisi olan. Bebek bekleyen.

Bananas : Çılgın. Kaçık. Üşütük. Kaçırmış. Heyecanlı.

Amateurs : Amatör. Hevesli.

Admirers : Beğenen. Takdir eden. Takdir eden kişi. Hayran.

Doter : Delicesine seven. Bunak. Bunamış kimse. Aşırı düşkün.

Candid : Açık yürekli. Dürüst. Toksözlü. Gizli çekimde kullanılan. Tarafsız. Samimi. Riyasız. Asıl fikrini gizlemeyen. Gerçek. Dobra.

Fond synonyms : array, country bumpkin, exaggerative, admirer, anticipant, affected, beaux, avocations, fondlers, bonkers, disquietudes, careless, crassest, addicting, bugs, brain sick, awfully, lovesome, brainsick, fustians, sanguine, crackbrained, artless, battier, beau, cloying, decayed, harumscarum, acuter, almsman, confoundedly, crotchets, cruelly.

 

Fond zıt anlamlı kelimeler, Fond kelime anlamı

Unloving : Sevmeyen. Sevgisiz. Şefkatsiz.

Fond ingilizce tanımı, definition of Fond

Fond kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Foolish. To be fond. Groundwork. Weak. To dote. To fondle. . Foundation. Silly. Bottom. Simple. To caress.