Fortifying türkçesi Fortifying nedir
- Canlandırmak.
- [#kuvvetlendirme Kuvvetlendirmek].
- Desteklemek.
- Alkolle kuvvetlendirmek.
- Takviye etmek.
- Tahkim.
- Kuvvetlendirme.
Fortifying ingilizcede ne demek, Fortifying nerede nasıl kullanılır?
Fortify : Desteklemek. Takviye etmek. Güçlendirme yapmak. Berkitmek. Canlandırmak. Kuvvetlendirmek. Alkolle kuvvetlendirmek. Sağlamlaştırmak. -de tahkimat yapmak. Güçlendirmek.
Fortifiable : Sağlamlaştırılabilir.
Fortification : Esas. İstihkam. Takviye. Temel. Sağlamlaştırma. Güçlendirme. Berkitme. Tahkimat. Kuvvetlendirme.
Fortification layout : Savunma planı.
Fortifications : Tahkimat. Savunmayı kurmak veya güçlendirmek için yapılan işler (ör. duvar, kule, vb.). Surlar.
Fortified wine : Çerez şarap. Alkolle kuvvetlendirilmiş şarap. Güçlendirilmiş şarap.
Field fortification : Sahra tahkimatı.
Fortified area : Tahkimli bölge. Müstahkem bölge. Müstahkem mevki.
Fortified : Müstahkem. İstihkamlı. Mahsun. Tahkim edilmiş. Takviye edilmiş. Takviye edilerek kuvvetlendirilmiş içki. Kuvvetlendirilmiş. Müstahkem garnizon.
Fortifiers : Kuvvetlendirici madde. Alkol. Takviye. Güçlendirici. Kuvvetlendirici.
İngilizce Fortifying Türkçe anlamı, Fortifying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fortifying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embarrassing : Utandırıcı. Mahcup edici. Yüz kızartıcı. Can sıkıcı. Mahçup edici. Huzursuz edici. Zor duruma sokan.
Consolidates : Birleştirmek. Güçlenmek. Vadesini uzatmak. Toplamak. Sağlamlaşmak. Katılaştırmak. Pekiştirmek. Sağlamlaştırmak.
Arbitrages : Ara kazanç. Arbitraj yapmak. Döviz arbitrajı. Hakemlik. Arbitraj. Hakem kararı. Arbitraj yaptırmak. İki yabancı para birimi arasında değişim veya bozdurma işlemi. Arakazanç.
Bolster : Cesaretlendirmek. Destek. Yastık. Başlık. Minder. Yastıklamak. Uzun yastık. Uzun yuvarlak yastık. Çarpacak.
Beareth : Üretmek. İmal etmek. Acı çekmek. Bear (doğurmak). Taşımak. Dayanmak. Katlanmak. Doğurmak. Doğum yapmak.
Brisk : Hareketli. Enerjik. Hareketlendirmek. Faal. Çevik. İstenilen hızda hareket eden. Çabuk ve aktif. Canlanmak. Hareketlilik.
Strengthening : Teyit. Takviye. Sağlamlaştırma. Pekiştirme. Yükseltme. Güçlendirici. Güçlendirme.
Braced : Germeli. Neşelendirmek. Desteklenen. Hazırlanmış. Zindeleştirmek. Güçlendirmek. Bağlamak. Desteklenmiş.
Assist : İmdat. Asistanlık yapmak. Yardım etmek. Asiste etmek. Sayı yaptırma. Yardımcı olmak. Muavenet. Hazır bulunmak.
Fortifying synonyms : strengthing, accommodate with, corroborates, encourages, bring to life, empowerment, assists, upbuilding, advocate, empowering, frightful, unpleasant, arbitrament, brisked, brisk up, confirming, pad, invigoration, reinforce, animate, alarming, advocated, afforce, arbitraments, commercial arbitration, beef up, fortify, amplify, fortifies, assisting, be with, consolidating, intensification.
Fortifying zıt anlamlı kelimeler, Fortifying kelime anlamı
Unalarming : Panik yaratmayan. Alarma sebep olmayan. Endişe verici olmayan.
Pleasant : Güzel. Latif. Samimi. Yakın. İç açıcı. Hoş. Gökçe. Tatlı. Keyifli. Şirin.

Bu kısımda Fortifying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fortifying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fortifying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fortifying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.