Friends türkçesi Friends nedir

Friends ile ilgili cümleler

English: Ai finds it difficult to make friends with Ken.
Turkish: Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.

English: A party is a good place to make friends with other people.
Turkish: Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.

English: "Are you friends with Tom?" "Yes, he's my boyfriend."
Turkish: " Tom'la arkadaş mısınız?" "Evet, o benim erkek arkadaşım."

English: A number of friends saw him off.
Turkish: Birkaç arkadaş onu uğurladılar.

English: "Tom, go clean your room." "My friends are waiting for me. Can't I do it later?"
Turkish: "Tom, odanı temizlemeye git." "Arkadaşlarım beni bekliyor. Onu daha sonra yapamaz mıyım?"

Friends ingilizcede ne demek, Friends nerede nasıl kullanılır?

Be friends with : Dostluk etmek. İle arkadaş olmak. Arkadaşı olmak. Dostu olmak. Arkadaş olmak. Arkadaşlık etmek. Ahbaplık etmek.

Make friends with : Dostluk kurmak. Ahbap olmak. Arkadaş olmak. İle arkadaş olmak. Dost olmak. Arkadaşlık kurmak. Arkadaşlık etmek.

Among friends : Dostlar arasında. Ahbaplar arasında. Arkadaşlar içinde. Arkadaşlar arasında.

Be friends : Barışmak. Uyuşmak. Dost olmak. Arkadaş olmak.

Be solicitous to make friends : Yeni arkadaşlıklar kurmaya istekli olmak. Arkadaş edinmeye hevesli olmak.

 

Making friends : Arkadaş olmak. Dost olmak. Dostluk kurmak. Arkadaşlık kurmak.

Made friends : Dostluk kurmak. Dost olmak. Arkadaşlık kurmak. Arkadaş olmak.

I have lots of friends : Birçok arkadaşım var. Çok arkadaşım var.

I need to call my friends : Arkadaşlarımı aramam lazım.

Fair weather friends : İyi gün dostları. Zor zamanlarda güvenilemeyecek arkadaşlar.

İngilizce Friends Türkçe anlamı, Friends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Friends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedmate : Yatak dostu. Yatağını başka biriyle paylaşan kimse. Yatak arkadaşı.

Adjutant : Emir subayı. Emir astsubayı. Muavin. Hint leyleği. Yaver. Merkez kısım amiri.

Kidded : Çocuk. Velet. Küçük çocuk. Oğlak doğurmak. Yavrulamak (keçi). Kandırmak. Şaka yapmak. Takılmak. İşletmek.

Acquaintant : Aşina.

Individual : Tek. Kişisel. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Birbirinden ayrı. Kimse. Şahsi. Fert. Bireysel. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Bedmates : Yatağını başka biriyle paylaşan kimse. Yatak arkadaşı. Yatak dostu.

Friend at court : Arka. Torpil. Dayı.

Behalf : Biri namına. Adına. Namına. Yan. Biri lehinde. Taraf. Leh. Biri lehine. Biri adına.

Adjuncts : İlave. Muavin. Tamamlayan. İkinci dereceden şey. Ek. İkinci derecede olan şey. Tamamlayıcı. Niteleme sözcüğü. Mütemmim.

 

Fellow : Aynı tür. Benzer. Bir bilim kurumunun üyesi. Üye (bilim kurumunda). Emsal. Akademi üyesi. Hemcins. Herif. Aynı dereceden kimse.

Friends synonyms : palsy walsy, couthie, couthy, roomie, accessaries, companionate, accessoriness, accessorius, anchorages, cozy, sociable, friendliness, sidekick, light, comrades, entourage, ally, bearer, butty, auspices, brotherhood, soul, someone, cocker, adjutants, accessorial, best friend, bloke, bubbies, beaning, bud, cordial, accessorily.

Friends zıt anlamlı kelimeler, Friends kelime anlamı

Ungracious : Nazik olmayan. Nahoş. Kaba. Terbiyesiz. Sevimsiz. Tatsız. İnceliksiz. Hoş olmayan. Nezaketsiz.

Hostile : Düşman. Saldırgan. Muhalif. Düşmana ait. Dövüşken. Hasım. Düşmanca. Düşmana özgü. Hasmane.

Unsociable : Kapanık. Sokulgan olmayan. Konuşmaktan hoşlanmayan. Girgin olmayan. Yalnızlığı seven. İnsanlardan uzak duran. Çekingen. Merdümgiriz.

Friends antonyms : unfriendliness, unfriendly, uncongenial, inhospitable, unsocial, cool.