Gölgelendirmek nedir, Gölgelendirmek ne demek
"Gölgelendirmek" ile ilgili cümleler
- "Saçları alnına dökülmüş, kirpikleri yanaklarını gölgelendirmişti." - A. İlhan
- "Bir gün Kezban koyunlarını gölgelendirdiği ormanın alanından geçen bir adama rast geldi." - Ö. Seyfettin
İngilizce'de Gölgelendirmek ne demek? Gölgelendirmek ingilizcesi nedir?:
shade
Gölgelendirmek kısaca anlamı, tanımı:
Gölge : Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Koruma, kayırma himaye. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
Gölgeli : Gölge altında olan. Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen.
Yapmak : Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmasına yol açmak. Olmak. Yol almak. Evlendirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Edinmek, sahip olmak. Davranmak, hareket etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir durum yaratmak. Düzenli bir duruma getirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Dışkı çıkarmak. Gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Üretmek.
Bulandırmak : Bulanmasına yol açmak, bulanmasını sağlamak. İki veya daha çok şeyi birbirlerinden fark edilmeyecek bir biçimde karıştırmak.
Bozmak : Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Dokunmak, zarar vermek. Bırakmak, dağıtmak. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Geçersiz bir duruma getirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Kötü duruma getirmek. Kızlığına zarar vermek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek.
Dinlendirmek : Tarlayı nadasa bırakmak. Durulmaya bırakmak. Dinlenmesini sağlamak. Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek.
Etmek : Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Bir işi yapmak. Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Kötülükte bulunmak.
Diğer dillerde Gölgelendirmek anlamı nedir?
İngilizce'de Gölgelendirmek ne demek? : v. shade, cast a shadow upon; dim, darken
Fransızca'da Gölgelendirmek : obnubiler, obscurcir
Almanca'da Gölgelendirmek : v. umschatten
Rusça'da Gölgelendirmek : v. затенять, затушевывать, темнить, омрачать, затушевать, омрачить


Bu kısımda Gölgelendirmek nedir? Gölgelendirmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gölgelendirmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gölgelendirmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.