Göze eksiltme faktörü nedir, Göze eksiltme faktörü ne demek

Teknik terim anlamı:

Ağ kesmede eksiltilen göze sayısının ağ yüksekliğindeki göze sayısına oranı.

Göze eksiltme faktörü anlamı, tanımı

Göze eksiltme : Ağ yapmada, düğüm sırasındaki göze sayısını, ağ içinde veya ağ kenarında azaltma işlemi

Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.

Eksiltme : Eksiltmek işi. Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale.

Faktör : Etmen. Etken.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Ağ yüksekliği : Sularda kurulan ağların dikey olarak mantar yakayla kurşun yaka arasındaki derinlik mesafesi.

Ağ kesme : Makineyle oluşturulmuş hazır ağdan, kullanılacak av aletine uygun boyutlarda parçaların kesilerek çıkartılması işlemi.

Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.

Eksilti : Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips. Anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin bir sözden kaldırılması (EKŞİLTİLİ, Elliptique). (Söz sanatı terimi) Cümlenin anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin kaldırılması. « - Hava soğuk mu? - Çok» gibi ki «Evet, hava çok soğuktur» yerine geçer (EKSİLTİLİ, Elliptique). Kullanılmayışları, anlatımda eksikliğe yol açmayan sözcüklerin düşürülmesi. Ör. -Bu romanı beğendiniz mi? -Çok! (Evet, bu romanı çok beğendim, yerine).

 

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Kesme : Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

 

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

: İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

Diğer dillerde Göze eksiltme faktörü anlamı nedir?

İngilizce'de Göze eksiltme faktörü ne demek ? : net reducing factor