Gün ışığı ışıtacı nedir, Gün ışığı ışıtacı ne demek

Gün ışığı ışıtacı; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

İzgesel bileşimi, gün ışığınınkine yakın ışık veren ışıtaç.

Gün ışığı ışıtacı tanımı, anlamı

Işıt : “Aydınlat, ışık saç, parlaklık ver” anlamında kullanılan bir isim”

Gün : Güneş. Güneş ışığı. İçinde bulunulan zaman. Çağ, devir. İyi yaşanmış zaman. Tarih. Zaman, sıra. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı. Gündüz. Bayram niteliğinde özel gün.

Gün ışığı : Aydınlık.

Bileşim : Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

Işıtaç : Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. Tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (Genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır). [Bakınız: alıcı ışıtacı]. [Bakınız: almaç ışıtacı].

 

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

İzge : Çeşitlilik. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. Matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. Bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. (Zaman dizileri). İzgesel dağılım ve yoğunluk işlevlerinin çizgesel gösterimi. [Bakınız: izgesel yoğunluk işlevi]. E doğrusal uzayından kendisine tanımlı T doğrusal dönüşümü için, T nin çözen kümesinde olmayan bütün sayıların oluşturduğu küme. K oyutu üzerindeki E birimli cebirinin bir öğesi için tersinir değildir kümesi. [Bakınız: spektrum]. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (Görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). İnsan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol.

 

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Diğer dillerde Gün ışığı ışıtacı anlamı nedir?

İngilizce'de Gün ışığı ışıtacı ne demek ? : daylight lamp