Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği nedir, Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği ne demek

Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Yarıya bölme işlemiyle güvenirliğin sınanması sırasında iki yarı arasında elde edilen bağıntının tüm aracın güvenirliğini dile getirecek biçimde düzeltilmesi için başvurulan Spearman-Brown eşitliği.

Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği tanımı, anlamı

Düzel : Eline ayağına düzgün kimse

Güvenir : Aydın ili, Bozdoğan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Güvenirlik : Güvenilirlik. Bir testin, ölçmesi gereken şeyi her uygulanışında aynı biçimde ölçmede gösterdiği tutarlık derecesi. Aynı işlemle, benzer koşullarda yinelenen ölçümlerin, ölçülen konunun iki ölçüm arasında değişmemesi koşuluyla benzer sonuçlar verme özelliği, bk. geçerlik.

Güvenirlik katsayısı : Bir testin iki yarımı, aynı küme üzerinde uygulanan eş değerli iki örneği ya da aynı testin yinelenişinden elde edilen dağılımlar (puanlar) arasındaki bağlılaşma katsayısı. Aynı araçla aynı ölçüm konusunda yapılan ölçümlerin yinelenme düzeyini veren sayımsal ölçüm.

Katsa : Kürek. Fıçı.

Düze : Doz.

 

Düzeltme : Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler.

Düzeltilme : Düzeltilmek işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Düzelti : Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

Sınanma : Sınanmak işi.

Bağıntı : Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

Başvuru : Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.

İki yar : Birbirine zıt, düşman iki taraf.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

 

Diğer dillerde Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği anlamı nedir?

İngilizce'de Güvenirlik katsayısı düzeltme eşitliği ne demek ? : correction (prophecy) formula for reliability coefficient