Gırbaş nedir, Gırbaş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Saçına kır düşmüş orta yaşlı kimse.

Hayvan bağırsağından yapılan sopa.

Kırbaç.

Gırbaş anlamı, tanımı

Gırba : Kambur. Su ya da süt çanağı. Su konan deri kap

Orta yaşlı : Ne genç ne de yaşlı olan.

Kırbaç : Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kırba : Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap, su kabı, matara. Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. Çok su içen kimse.

Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Sopa : Kalın değnek. Dayak, kötek.

Saçı : Gelinin başından aşağı saçılan çiçek, şeker, arpa, para vb. şeyler. Düğün armağanı.

Kır : Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır. Bu renkte olan.

Diğer dillerde Gılama anlamı nedir?

İngilizce'de Gılama ne demek ? : w sound

Almanca'da Gılama ne demek ? : rachen