Gainst türkçesi Gainst nedir

Gainst ile ilgili cümleler

English: Against my advice, he fed his dog some raw pork.
Turkish: Benim tavsiyeme karşın, o köpeğini biraz çiğ domuz etiyle besledi.

English: A majority voted against the bill.
Turkish: Bir çoğunluk tasarıya karşı oy verdi.

English: AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Turkish: Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.

English: After an uphill struggle against great odds they finally got the company on its feet again.
Turkish: Büyük anlaşmazlıklara karşı zorlu bir mücadeleden sonra, onlar nihayet şirketi tekrar kendi ayakları üzerinde durdurdular.

English: A house divided against itself cannot stand.
Turkish: Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.

Gainst ingilizcede ne demek, Gainst nerede nasıl kullanılır?

A house divided against itself : Kendine karşı bölünmüş ev. İç çatışma. Birlik olması gereken bir grup içerisindeki anlaşmazlık.

Act against : Aksine hareket etmek.

Act of protest against : -yi protesto etmek. -e karşı çıkmak için ayaklanmak. -ye karşı gösteri.

Acted against his better judgement : Aksini düşünmesine rağmen bu şekilde hareket etti. Yapmaması gerektiğini bildiği halde yaptı. Vicdanına karşı hareket etti.

 

Advise against : Karşı uyarmak. Uyarmak. Karşı ikaz etmek.

Against all risks : Tüm risklere karşı. Bütün risklere karşı. Tüm rizikolara karşı. Bütün rizikolara karşı.

Against all odds : Her şeye rağmen. Bütün engellere rağmen. Tüm olanaksızlıklara rağmen. Tüm tuhaflıklara rağmen. Tüm zorluklara rağmen.

Against receipt : Teslim alma makbuzu karşılığında. Makbuz mukabili. Makbuz karşılığı. Makbuz karşılığında. Makbuz mukabilinde.

Against : Aykırı. -e değecek şekilde. Mukabilinde. -e karşı. Aleyhinde. Ters olarak. Karşısında. -e doğru. -e zıt yönde. Muhalif.

Against the current : Toplum kurallarına uymayan. Bireysel. Akıntıya karşı (su, elektrik, hava, vs.). Akış yukarı. Kabul edilir davranışın aksine.

İngilizce Gainst Türkçe anlamı, Gainst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gainst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crosswise : Çaprazlama. Enine. Çapraz. Çaprazında. Kılıçlama. Ters.

Derogated : Küçümsemek. Azaltmak. Alçalmak. Almak. Eksiltmek. İhlal etmek. Bozmak. Küçülmek. Küçültmek.

Airbrush : Ufak hava püskürteci. Tenekli boya tabancası. Bir çok bilgisayarda grafik programlarında olan ve hakiki hava fırçayı taklit eden cıhazdır (bilgisayar). Havalı boya tabancası. Boya tabancası. Sıkıştırılmış hava kullanarak iyi ve kaliteli boyama sıvısı üreten resim aleti. Pistole. Hava fırçası.

Distemper : Keyfini kaçırmak. Kireç boya sürmek. Huysuzluk. Bulaşıcı bir köpek hastalığı. Badanalamak. Aksilik. Distemper. Rahatsız etmek. Tutkallı boya ile boyamak.

 

Antithetical : Zıt. Karşıt. Karşıt olan.

Adverse : Aleyhte. Menfaatine aykırı. Muhalefet. Ters. Karşıt. Zıt. Aksi. Olumsuz. Muhalif.

Prime : Astar vurmak. En iyi. Ne söyleyeceğini öğretmek (tanığa). Baş. Suyla doldurarak kullanıma hazırlamak. Asal. Aster sürmek. İlk. Ağızotu koymak. En önemli.

Create : Neden olmak. Atamak. Oluşturmak. Meydana getirmek. İcra-i sanat etmek. Yaratmak. Yetki vermek. -e yol açmak. Düşmek.

Fill in : Cevap vermek. Form doldurmak. Tamamlamak. Birinin (görev) yerine bakmak. (form) doldurmak. Geçici olarak bir işte çalışmak. Doldurmak. Stok eksiğini gidermek. Vekillik etmek. Desteklemek veya bilgi eklemek (forma, müracata).

Athwart : Tersine. Çaprazlama. Karşı tarafa. Karşıdan karşıya. Zıt. Enine. Alabandadan alabandaya. Karşıt.

Gainst synonyms : bodypaint, repaint, watercolor, ground, antis, averse, stipple, derogating, contradictious, contra, contrary, against, agin, counter, watercolour, crossways, grain, vs, coat, contradistinctive, fresco, contrary to, shade, contradictory, surface, contras, charge, derogate, con, before, anomalous, antithetic, damning.

Gainst zıt anlamlı kelimeler, Gainst kelime anlamı

Fat : Besiye çekmek. Şişko. İçyağı. Katı yağ. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Semirtmek. Şişman. Yağlı. Yağ.

Lose : Azıtmak. Geri kalmak (saat). Kazanamamak. Mahrum etmek. Geri kalmak. Mağlup olmak. Şaşırmak. Heba etmek. Kaybetmek. Yitirmek.

Gainst ingilizce tanımı, definition of Gainst

Gainst kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contraction of Against.