Gardırmak nedir, Gardırmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir şey gereksiz olarak çoğalmak: Tarlanın karkını su gardırdı.

Gardırmak anlamı, tanımı

Gardı : Artık, bundan böyle

Gard : Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Çoğalmak : Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Karkın : Karaya ya da mora boyanmış deri. Hayvanın sağrısından çıkan siyah ve işe yaramaz deri. Aksaray şehrinde, Taşpınar Bucağı. Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırşehir şehrinde, Mucur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ilinde, Çumra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Doğanşar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Karkı : Barut kabı.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Kark : Ark, suyolu. Sıra, dizi.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

 

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Gaolao sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Gaolao sığırı ne demek ? : gaolao cattle