Geçkinci nedir, Geçkinci ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Seyyah.

Eğreti, geçici olan: Geçkinci şeylere merak etmek doğru değil.

Geçkinci anlamı, kısaca tanımı

Geçki : Dokumacılıkta çözgü ipliklerinin arasına, yanlamasına geçirilen atkı iplikleri

Geçkin : İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış. Geçmiş. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki).

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Seyyah : Gezgin, turist.

Eğreti : Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

Eğret : Belirli bir zaman için başkasından alınan, ödünç eşya. Belirli süre için birinden ödünç alınan nesne.

Şeyle : Şöyle.

Merak : Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

 

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Etme : Etmek işi.

Eğre : Kağnı arabalarında okun mazıdan çıkarılması için takılan eğri çivi. Toprak damlı evlerin saçağı. Kağnı tekerinin dönmesini kolaylaştıran araç. (Alcılı Delice Ankara). Toprak dam çıkıntısı. (Yalvaç Isparta). Sokak kapısının üzerindeki örtü. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).

Mera : Otlak.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Diğer dillerde Geçkin koyak anlamı nedir?

İngilizce'de Geçkin koyak ne demek ? : old valley