Geçmeli askı nedir, Geçmeli askı ne demek
Geçmeli askı; Televizyon alanında kullanılan bir terimdir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
İşlikte ışık kaynaklarının tutturulmasına, devindirilmesine ve düzenlenmesine yarayan, borulu ya da raylı askıların, birbiri içine geçerek uzunluğu istenildiği gibi düzenlenebilen çeşidi.
Geçmeli askı anlamı, tanımı
Askı : Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk
Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
Geçmeli : Geçmesi olan.
İstenildiği gibi : Tecimde malın isteğe uygun biçim, ağırlık ve değerde olduğunu belirtmek için kullanılan deyim.
Devindirilme : Devindirilmek işi.
Düzenlenme : Düzenlenmek işi.
Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.
Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Borulu : Borusu olan.
Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.
Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.
İşlik : Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. [Bakınız: işyeri]. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
İçine : İçin edatı.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Geçer : Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan. Geçme özelliği olan. Geçer not. Beğenilen, makbul, mergup.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Diğer dillerde Geçmeli askı anlamı nedir?
İngilizce'de Geçmeli askı ne demek ? : telescopic pipe, skyhook, monopole

Bu kısımda Geçmeli askı nedir? Geçmeli askı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Geçmeli askı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Geçmeli askı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.