Gelif nedir, Gelif ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tuğla, kerpiç, kiremit kalıbı.

Tarla, bağ ve bahçelerde yapılan basit bekçi kulübesi.

Gelmiş.

Gelif anlamı, tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Kiremit : Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.

Kerpiç : Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.

Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

Tuğla : Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılmış olan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi.

Kalıb : Resim. Mühür.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Bekçi : Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

 

Basit : Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

Kulü : Hindi.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Kalı : Halı.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Gelgit genliği anlamı nedir?

İngilizce'de Gelgit genliği ne demek ? : amplitude of the tide