Genel verici nedir, Genel verici ne demek

Genel verici; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

A, B ve AB kan grubundaki insanlara kan verebilen, sadece kendi grubundan kan alabilen, O kan grubuna sahip insanlar.

Zooloji'deki anlamı:

Kan grubu O olan kimse olup diğer kan gruplarından herhangi birine sahip olan kimselere hiçbir zarar olmaksızın kan veren kimse.

Genel verici kısaca anlamı, tanımı

Gene : Yine

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Verici : Veren, verme yanlısı olan kimse. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı.

 

Kan grupları : İnsan topluluklarında çeşitli antijen sistemlerine göre farklı kan tiplerinin sınıflandırılması. En önemli kan grubu sistemi ABO sistemidir. Alyuvarlarda A ve B aglütinojenleri ile kan plâzmasında A ve B aglütininlerinin bulunup bulunmamasına göre meydana gelen kan tipleri olup A, B, AB, O olmak üzere dört tiptir. AB kan grubundaki kişiler A ve B antijenlerine sahiptir ve bu sebeple genel alıcıdırlar. O tipi olanlarda antijen bulunmaz, bu sebeple O tipinden başka kan kabul edemezler ve genel vericidirler. Bunun dışında Rh (+, -) sistemi ile MN sistemi de vardır. Bu sistemler tıpta, genetikte kullanılmaktadırlar. İnsan ve hayvan topluluklarında alyuvar yüzeylerinde bulunan çeşitli antijen sistemlerine göre farklı kan tiplerinin sınıflandırılması. İnsanda esas olarak alyuvarlarda A ve B antijenleriyle kan plazmasında alfa (anti-A) ve beta (anti-B) antikorlarının bulunup bulunmamasına göre A, B, AB ve O kan gruplarıyla bunların dışında alt gruplar bulunmaktadır. Her grup kendi adıyla anılan antijeni içerir. Bunun dışında Rh faktörünün olup olmamasına göre pozitif veya negatif adlandırılır. Hayvanlarda her hayvan türünde kan grupları farklı olması ve kan grubu faktörlerinin oldukça çok olması pratik olarak belirlenmesi olanaksızdır. Ancak organize bir laboratuvar, belirli uzman ve çok sayıda hayvan gerekmektedir. Sığırlarda 60, koyunlarda 8, atlarda 8, köpeklerde 11, tavuklarda 12 kan grubu sistemi belirlenmiştir. Alyuvarlarda A ve B aglütinogenleri ile kan serumu ya da plâzmasında a ve b aglütininlerinin bulunup bulunmamasına göre meydana gelen kan tipleri olup A,B AB ve O olmak üzere 4 tiptir. A'yı kapsayan alyuvarları olan kimseye B tipi serum, B'yi kapsayana A tipi serum, AB 'yi kapsayana A ya da B tipi serum verilirse aglütinasyon meydana gelir. Fakat O olan kana A,B AB tipi serum verilirse hiçbir birikişme meydana gelmez.

 

Kan grubu : Bireyde serum ve alyuvarların taşıdığı antijen veya antikorların türüne göre ayırıcı özellikler taşıyan grup.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

Sadece : Yalnızca.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Vereb : Eğim. Dolambaçlı.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Zara : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Kend : Kasaba, şehir.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Genel verici anlamı nedir?

İngilizce'de Genel verici ne demek ? : universal donor