Gerçek protein nedir, Gerçek protein ne demek

Gerçek protein; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ağır metallerle çöktürülerek hesaplanan, yemlerdeki gerçek proteinler veya protein niteliğinde olmayan azotlu bileşiklerden arındırılmış yem proteinleri.

Gerçek protein anlamı, tanımı

Gerç : Eğlenme, alay

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Ağır metaller : Görüngeleri karmaşık, renkli tuzlar oluşturan, dönek özellikli, bakır, demir, altın ve gümüş gibi, özgül ağırlıkları genellikle 4 gr/cm³den büyük olan metaller. Kurşun, bakır, demir, altın, gümüş gibi yoğunluğu 4'den büyük ve periyodik çizelgenin alt yarısında olan metaller. Kadmiyum, krom, kurşun, cıva, nikel ve arsenik gibi çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılan, kimi endüstriyel, şehirsel ve kırsal atıkların yapısında yer alan, besin zincirinde birikme eğilimi gösteren, bitki ve hayvanlara zehir etkileri olabilen metaller.

 

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Arındı : Van ili, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir bölge.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Azotlu : İçinde azot bulunan.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Hesap : Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

Arın : Alın. Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü. Temiz, arı, saf. Şanlıurfa kenti, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.

Nite : Nasıl, niçin.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Diğer dillerde Gerçek protein anlamı nedir?

İngilizce'de Gerçek protein ne demek ? : real protein