Get on with türkçesi Get on with nedir

  • İşine gücüne bakmak.
  • Kaldığı yerden başlamak.
  • Devam etmek.
  • İşinin başına dönmek.
  • Biriyle iyi geçinmek.
  • Anlaşmak.
  • Mutabık kalmak.
  • İşini sürdürmek.
  • Biriyle geçinmek.
  • İyi geçinmek.
  • Birisiyle uyuşmak.

Get on with ile ilgili cümleler

English: Just shut up and get on with your work!
Turkish: Çeneni kapa ve işine devam et.

English: Do you get on with your friends?
Turkish: Arkadaşlarınla iyi geçinir misin?

English: Just get on with it.
Turkish: Sadece buna devam et.

English: Can we just get on with this?
Turkish: Sadece buna devam edebilir miyiz?

English: He decided to get on with the plan.
Turkish: Plana devam etmeye karar verdi.

Get on with ingilizcede ne demek, Get on with nerede nasıl kullanılır?

Get : Duymak. Yakalamak. Başına gelmek. Almak. Varmak. Olmak. Elde etmek. Ettirmek. Gidip getirmek. Hale gelmek.

On : Açık. Makbul. Üstünde. De. Yönünde. İle. Olmakta olan. Giyilmiş. Civarında.

With : Yanına. Birlikte. Sayesinde. Li. Canlı. Nedeniyle. -e karşın. -lı. Beraberinde. Beraber.

Get on without : -sız da yapmak. -sız da başarmak. Yardım almadan da başarmak. Yardımsız da varlığını sürdürmek.

Get on : Otobüse binmek. Ayrılıp gitmek. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). Kötü gitmemek. Giymek. Yaşlanmak. Trene binmek. Anlaşmak. İlerlemek.

 

Get on top of : Aşmak. Fazla gelmek.

Get on to : Anlamaya başlamak.

Get on the band wagon : Çoğunluğun görüşüne katılmak. Bir amaca katılmak. Çoğunluğa katılmak.

Get on his nerves : Onu kızdırdı. Onu deli etti. Canını sıktı. Sinirine dokundu.

Get on the bandwagon : Çoğunluğa katılmak. Çoğunluğun görüşüne uymak. Sürüye uymak. İyi olan tarafa katılmak.

İngilizce Get on with Türkçe anlamı, Get on with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get on with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drawler : Çizmek. Çekiliş. Çekim. Çekme. Berabere biten oyun. Çekmek. Karalamak. Çekiş. Berabere kalmak.

Agree to : Uygun bulmak. Boyun eğmek. Muvafakat etmek. Uymak. Kabul etmek. Rıza göstermek.

Stand in with : Araları iyi olmak. İyi anlaşmak.

Agree with : Katılmak. Uymak. İyi gelmek. Hemfikir olmak. İle mutabık kalmak. Yaramak. Aynı fikirde olmak. Bağdaşmak. Aynı görüşte olmak.

Attend : Bakmak. Hazır bulunmak. Dinlemek. Dikkatini vermek. Bulunmak. Eşlik etmek. Kulak vermek. Katılmak. Hizmet etmek.

Come to an agreement : Mutabakata varmak. Görüş birliğine varmak. Anlaşmaya varmak. Uzlaşmaya varma. Antant kalmak. Uzlaşmak. Mutabakata ulaşmak.

Carry over : Taşınma. Uzatmak. Ayırma. Aktarmak. Tehir etmek. Sonraki yıla nakletmek. Nakletmek. Nakletmek (hesap). Nakli yekun.

Draw : Çekim. Cazibe. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Kura. Çekmek. Çekiliş. Keşide. Karalamak. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

Carry on : Varlığını sürdürmek. Şamata etmek. Sürdürmek. Yapmak. Yürütmek. Peşini bırakmamak. Aşırı bir şekilde davranmak. Devam ettirmek. İlişkisi olmak.

 

Attended : Dinlemek. Kulak vermek. Katılmak. Bakmak. Eşlik etmek. Hizmet etmek. Hazır bulunmak. Dikkatini vermek. Beraberinde getirmek.

Get on with synonyms : get along, carrying forward, capitulate, come to terms, be in rapport with, continues, hit it off with, make a bargain, make terms, rub along, come to terms with, agrees, agree, be in progress, capitulating, bargain, assent, bargains, closes, carry forward, capitulates, continueing, attends, hit it off, abideth, continue, get on well with, strike a bargain, bargained, carry on with, carrying over, keep in with, accord.