Getting nervous türkçesi Getting nervous nedir

  • Sinirli olmaya başlamak.
  • Sinirlenmek.
  • Kendini heyecanlı ve keyfi kaçmış hissetmeye başlamak.

Getting nervous ile ilgili cümleler

English: Ali seems to be getting nervous.
Turkish: Ali sinirleniyor gibi görünüyor.

English: Are you getting nervous?
Turkish: Sinirleniyor musun?

English: I'm getting nervous.
Turkish: Sinirleniyorum.

Getting nervous ingilizcede ne demek, Getting nervous nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

Nervous : Kaygılı. Gergin. Sinirsel. Sinirli. Tedirgin. Sinirlere ilişkin. Endişeli. Sinirleri gergin. Ürkek. Asabi.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : Öç almak. Geri dönmek. İntikam almak. Dönüş yapmak.

İngilizce Getting nervous Türkçe anlamı, Getting nervous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting nervous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be riled : Uyuz olmak. Kızmak.

Be riled at : Kızmak. Sinir olmak. Sinir yapmak.

Flare : Çan gibi genişlemek. Parlak ve titrek bir alevle yanmak. Titrek ışık vermek. Işık saçmak. Kamaşma. Birden alev almak. Kabarmak (etekler). Işıkla işaret vermek. Genişlemek (giysi). Hiddetlenmek.

Become irritated : Fıtık olmak. Gıcık olmak. Kıl kapmak. Uyuz olmak.

 

Be cross : Kızmak. Küsmek. Darılmak. Asabı bozulmak.

Flame up : Küplere binmek. Alevlenmek. Öfkelenmek. Alevlenivermek. Parlamak. Tutuşmak.

Flap : Kanat çırpmak (kuş). Katlamak. Kanatlarını çırpmak. Çırpmak. Kanat çırpmak. Rüzgarda dalgalanmak (bayrak veya yelken vb). Saçmalamak. Savurmak. Sallanmak.

Become angry : Nevri dönmek.

Flaps : Sallanmak. Sallamak. Kanat çırpmak. Saçmalamak. Zırvalamak. Savurmak. Telaşlanmak.

Flare out : Piste konuşta burun kaldırma. Alevlenmek. Küplere binmek. Genişletmek.

Getting nervous synonyms : bridle up, bristle up, be peeved at, flapped, feel uneasy, be steamed up.