Gever çalmak nedir, Gever çalmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tarla ve bostanları sulamakta kullanılan suyun akış yolunu değiştirmek.

Gever çalmak tanımı, anlamı

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars)

Gever : Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Ark suyunu evleklere bağlamak için delinip konulan taş. Boyunduruğun kayış bağlanan yeri. Soğuk. Arkbaşı. Ark. Suyun arka kanala bağlandığı yer. Su taksimat yönü, suyu başka tarafa çevirmek için önüne yapılan toprak set, ağız. Sulama işlerinde suyun yönünü değiştirmeye yarayan belirli nokta (Çayağzı). Arklardan tarlaya su ulaştıran küçük su yolları. (Yenikent Aksaray Niğde; Adalıkuzu Güdül Ankara; Güzelyurt Hekimhan Malatya; Gürün Sivas). Bir su ölçüsü: Bir gever su ver. (Güzelyurt Hekimhan Malatya.). Bahçe ve bostanlara arıktan su salıverecek delik, gedik.

Çalma : Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

Çalmak : Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

 

Değiştirmek : Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Sulamak : Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Bost : Post.

Akış : Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Geven otu anlamı nedir?

İngilizce'de Geven otu ne demek ? : locoweed