Gevil güvül etmek nedir, Gevil güvül etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gereksiz yere, can sıkacak şekilde konuşmak.

Gevil güvül etmek tanımı, anlamı

Etme : Etmek işi

Gevi : Kabağın ince dalları. Dayanıklı, kuvvetli. Damat.

Gevil : Gönül.

Güvü : Gölge. Oğultu, hışırtı, gürültü.

Güvül : İpekböceği.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Gereksiz yere : Boş yere, gerek yokken.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Sıkacak : Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç.

 

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Şekil : Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Sıka : Cimri.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Can : İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.

Diğer dillerde Geven otu anlamı nedir?

İngilizce'de Geven otu ne demek ? : locoweed