Give an undertaking türkçesi Give an undertaking nedir

  • Taahhüt vermek.
  • Söz vermek.
  • Taahhüt etmek.
  • Vaad etmek.

Give an undertaking ingilizcede ne demek, Give an undertaking nerede nasıl kullanılır?

Give : Tanımak. Bulaştırmak. Uçlanmak. Düzenlemek. Bel vermek. Armağan etmek. İtiraf etmek. Ödemek. Koparmak. Esneklik.

An : (herhangi) bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Anabatik rüzgar. Bir. Bir (ünlülerden önce).

Undertaking : Üstlenme. Üzerine alma. Taahhüt. Girişme. Vaat. Taahhüd. İş. Girişim. Fark. Üstlenerek.

Give an account of : Hesap vermek. Açıklamak durumunda kalmak. Hesabını vermek.

Give an account of oneself : Nerede ne yaptığını anlatmak. Kendisi hakkında hesap vermek. Yaptığının hesabını vermek.

Give an ear to : Kulak vermek.

Give an example : Örnek verdi. Misal verdi. Misal vermek. Numune sağladı.

Give an idea : Fikir vermek.

Give an edge to : Açmak (iştahı). Artırmak (keyif veya öfke vb). Bilemek.

Give an assurance : Teminat vermek. Söz vermek.

İngilizce Give an undertaking Türkçe anlamı, Give an undertaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give an undertaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stipulating : Şart koşma. Şart koymak. Garanti etmek. Koşul olarak koymak. Şart koşmak. Koşul olarak koyma. Şartları belirlemek.

 

Assure : İkna etmek. Güvenceye almak. İnandırmaya çalışmak. İknaya çalışmak. Sigorta etmek. Sağlamlaştırmak. Güven vermek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Temin etmek.

Stipulated : Şart koşmak. Koşul olarak koymak. Garanti etmek. Öngörülen. Şart koşulmuş. Şart koymak. Şartları belirlemek.

Guarantee : Garanti etmek. Güvence vermek. Kefil olmak. Üçüncül inanca. Garanti. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Garantiye almak. Kefalet etmek. Teminat vermek.

Promise : Belirli bir duruma işaret etmek. Umut. Vadetmek. Belirtisi olmak. Söz. Vaat. Önceden haber vermek. Temin etmek. Umutlu olmak.

Commit oneself to : Kendini adamak.

Affirms : Tasdik etmek. Onaylamak. İleri sürmek. Doğrulamak. İddia etmek. Beyan etmek. Tekrarlamak. Bildirmek. Olumlamak.

Pledge : Söz. Rehin olarak vermek. Vadetmek. Teminat. Teminat olarak vermek. Karşılıklı anlaşma. Rehin. Rehin vermek. Vaat etmek.

Covenant : Akdetmek. Mukavele yapmak. Antlaşma. Uzlaşmak. Anlaşma. Vadetmek. Tüzük. Ahdetmek. Sözleşme.

Give an undertaking synonyms : give a promise, covenanting, assuring, stipulates, capitulate, stipulate, make a commitment, capitulating, capitulates, give an assurance, undertake, affirm, assures, engages, contract an engagement, commits, engage, commit.