Go by the board türkçesi Go by the board nedir

  • Denize düşmek.
  • Suya düşmek.
  • Başarısızlıkla sonuçlanmak.
  • Vazgeçilmek.
  • Gitmek.
  • Yatmak.
  • Bırakılmak.
  • İyi şeyler yok olmak.
  • Boşa çıkmak.
  • Kaçmak (fırsat).
  • Tasarı vb suya düşmek.
  • Fırsat kaçırılmak.
  • Batmak.

Go by the board ingilizcede ne demek, Go by the board nerede nasıl kullanılır?

Go : Uymak. Hareket etmek. Ayrılmak. Erişmek. İlerlemek. Yayılmak. Sonuçlanmak. İş görmek. Olmak. Tükenmek.

By : Geçişli biçimde. Aşkına. Yakın. Nezdinde. Ek. Kadar. -e bakarak. Eve. Takma. Geçecek biçimde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Board : Heyet. Tahta döşemek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yiyecek içecek. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Tahta. Kara tahta. Kart. Gemiye binmek. Tabela.

Go by : Çekimserlik. Saygısızlık. Geçmek. -e bakarak hükme varmak. Göre hareket etmek. Bakmak. Kaçmak. Kılavuz saymak. İzlemek. Göre davranmak.

Across the board : Tüm toplumu kapsayan. Kapsamlı. Tüm üyeleri kapsayan. Geniş kapsamlı. Genel. Her yerinde. Herkese eşit. Dört bir tarafında. Herkesi ilgilendiren. Herkesi kapsayan.

 

Be on the board : Yönetim kurulunda olmak.

Chairman of the board : Yönetim kurulu başkanı. Bir yöneticiler kurulunun lideri.

Across the board agreement : Toplu sözleşme.

İngilizce Go by the board Türkçe anlamı, Go by the board eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go by the board ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be stuck : Sıkışıp kalmak. Saplanmak. Tutulmak. Çıkamamak. Çakılıp kalmak. Mahsur kalmak. Sıkışmak.

Be off : Bozulmuş olmak (yiyecek veya içecek). Defolmak. Deli olmak. Yanılmak. İşe gitmemek. Yakışıksız olmak (davranış). Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık). Gerçekleşmemek. Olmamak.

Caved : Pes etmek. Yıkılmak. Oymak. Partiden kopmak. Boyun eğmek. Kazmak. Açmak. Çökmek.

Banged : Küt diye çarpmak (argo terim). Hızla çarpmak. Sevişmek. Vurmak. Güm diye çarpmak (argo terim). Çarpmak.

Disembarks : Varmak. Sayısı azalmak. Karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Fiyatı veya değeri düşmek. Gemiden karaya çıkmak. Bir ulaştırma aracından inmek. (gemiden) karaya çıkmak.

Depart : Vefat etmek. Ölmek. Yolundan sapmak. Uzaklaşmak. Ayrılmak. Yola çıkmak. Kalkmak. Caymak. Hareket etmek.

Fall by the wayside : Başarılı olamamak. İlerleyememek. Havlu atmak. Başarısız olmak. (yürüyüşü) tamamlayamamak. Yenilgiyi kabul etmek. Yarıda bırakmak. Sonunu getirememek.

Belly up : İflas etmiş. Ölmek. İflas etmek. Nalları dikmek. Ölmüş. Batmış.

Break : Parçalamak. Çatlatmak. Dalmak. Fırsat. Yarmak. Açmak. Söylemek. Mahvetmek. Kırık. Koparmak.

 

Go by the board synonyms : be blighted, fall through, crash, come unstuck, breaks, come to nothing, be laid, be sold, abort, bang, cave, come to grief, crashes, fizzled, foundered, aborting, be suitable, fall short, become, dossed, punctures, dossing, fizzles, departs, bust, burst up, aborts, couching, be in carey street, absent oneself, fell through, collapsing, fail.