Go by türkçesi Go by nedir

Go by ile ilgili cümleler

English: Ali didn't want to go by himself.
Turkish: Ali tek başına gitmek istemedi.

English: Ali decided not to go by himself.
Turkish: Ali tek başına gitmemeye karar verdi.

English: Ali allowed Mary to go by herself.
Turkish: Ali tek başına gitmesi için Mary'ye izin verdi.

English: Ali doesn't intend to go by himself.
Turkish: Ali yalnız gitmek niyetinde değil.

English: Ali shouldn't go by himself.
Turkish: Ali tek başına gitmemeli.

Go by ingilizcede ne demek, Go by nerede nasıl kullanılır?

Go : İşlemek. Deneme. Gitme. Haline gelmek. Enerji. Başlamak. Götürmek. Yayılmak. Koyulmak. Ölmek.

By : Nezdinde. -e bakarak. Tali. Ek. Yakın. İkinci derecede. Aşkına. Eve. Geçecek biçimde. Takma.

Go by the board : Kaçmak (fırsat). Gitmek. Boşa çıkmak. Tasarı vb suya düşmek. Vazgeçilmek. Bırakılmak. Fırsat kaçırılmak. Yatmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Suya düşmek.

Give somebody the go by : Tanımamazlık etmek. Görmemezlikten gelmek.

Give someone the go by : Tanımazlıktan gelmek.

Give the go by : Adamdan saymamak. (birisini vb) ciddiye alınmamak. Adam yerine koymamak.

 

Give something the go by : Dokunmamak. Elini sürmemek.

İngilizce Go by Türkçe anlamı, Go by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Act on : Etkimek. Etkilemek. Etki.

Eying : Süzmek. Süzme. Bakma. Gözetlemek. Kuşkuyla bakmak. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Yakından seyretme. Dikkatle bakmak.

Defiances : İsyankarlık. Nispet. Karşı çıkma. Başkaldırma. Gözdağı. Meydan okuma. Karşı koyma. Muhalefet.

Attend : Katılmak. İlgilenmek. Devam etmek. Eşlik etmek. Bulunmak. İştirak etmek. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak.

Attended : Beraberinde getirmek. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Devam etmek. Katılmak. Hazır bulunmak. Eşlik etmek. Dinlemek. Hizmet etmek.

Brusqueness : Nezaketsizlik. Kabalık. Sertlik. Haşinlik.

Administer to : Bakımını üstlenmek. Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek.

Abate : Hafiflemek. Yatıştırmak. Azaltmak. Hafifletmek. Ceza indirimi yapmak. Azalmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Çekilmek. İndirmek.

Defer : Ertelemek (borç vb). Sonraya bırakmak. Kabul etmek. Ötelemek. Saygı göstermek. Tecil etmek. Uymak. Ertelemek.

Conform to : Bir modeli takip etmek. Uygun olmak. Kurala uymak. Şeklen benzer olmak. Benzemek. Bir isteği veya durumu karşılamak. Uymak. İtaat etmek. Yönetmeliğe veya kanunlara uymak.

Go by synonyms : avoid, obey, beat a retreat, abscond, beat, attend on, overshoot, slip by, ensues, ensue, went by, disdain, come on, beat about, dogging, follows, passing by, contempts, blew, obeying, act upon, be current, be in charge, run, beholding, defiance, deferring, cares for, be in charge of, better, abates, desecration, eye.