Godah nedir, Godah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağaçtan oyularak yapılmış hamur teknesi.

Eşek yavrusu, sıpa.

Söz dinlemez, geçimsiz kadın (Akpınar).

Godah kısaca anlamı, tanımı

Goda : Boyunduruğun ortasında bulunan ve kayış takmaya yarayan ağaç çivi. Harman yerinde açılan çukura saman ya da tahıl konulup üzeri samanla kapatıldıktan sonra çamurla sıvanıp yaza saklama. Boyunduruğun ortasında kayışı bağlamaya mahsus iki yanlı çıkıntı. Halının ortasındaki gül ya da nakışlar arasındaki boşluklar. (Çaltı Gelendost Isparta)

Hamur teknesi : İçinde hamur yoğurmaya yarayan özel kap.

Söz dinleme : Kural ve komutlara uyma.

Geçimsiz : Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz.

Dinleme : Dinlemek işi.

Akpınar : Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.

Akpın : Gübre, fışkı.

Tekne : Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası. Bir tür küçük deniz taşıtı. Havza.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Geçim : Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Sıpa : Eşek yavrusu. Çocuk için sevgi ve şefkat duygularıyla kullanılan bir söz.

Eşek : Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Diğer dillerde God anlamı nedir?

İngilizce'de God ne demek ? : genetically modified foods