Golden mean türkçesi Golden mean nedir

  • İki uç nokta arasında arzu edilen orta nokta (aristo felsefesine göre).
  • Eşit derinlik.
  • İtidal.
  • [#ılım Ilımlılık].
  • Ilım.
  • Uzlaşma aracı.
  • Ilımlı tutum.
  • Ölçülük.
  • Altın oran.
  • Orta yol.

Golden mean ingilizcede ne demek, Golden mean nerede nasıl kullanılır?

Golden : Zerrin. Altından. Altın rengi. Altın gibi. Altından yapılmış. Altın sarısı. İtidal. Parlak sarı. Üstün. Altın.

Mean : Düşünmek. Demek olmak. Huysuz. Adi. Ortalama. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Kaba. Aritmetik ortalama, ortanca ve mod gibi özeksel eğilimi anlamaya yarayan ölçülere verilen genel ad. Orantılı. Demek istemek.

The golden mean : Orta yol. Altın oran. İdeal ölçü. Ölçülük. Ilım. Ilımlılık. İkisi ortası. İtidal.

Golden age : Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin). Huzur ve mutluluk dönemi. Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Asr-ı saadet. Altın çağ.

 

Golden age of development : İkinci dünya savaşı’ndan 1970’lerin ortasına kadar devam eden, gerek gelişmiş ülkelerin gerekse az gelişmiş ülkelerin istikrarlı ve görece büyük büyüme oranlarını sağladıkları ve az gelişmiş ülkelerin sanayileşme yönünde belli yapısal dönüşümleri yaşadıkları dönem. bu dönemde ikinci dünya savaşı sırasında harap olan avrupa ülkelerinin yeniden imarında ve yüksek oranlı büyümesinde özellikle marshall planı kapsamında aldıkları yardımların önemli payı olmuştur. Kalkınmanın altın çağı.

Golden age of development economics : Kalkınma iktisadının altın çağı. Daha önceki dönemlerde büyüme ile özdeş kabul edilen kalkınma kavramının, kalkınmanın altın çağı ile birlikte iktisadın ayrı bir dalı olarak benimsendiği ve yaygınlaştığı dönem.

İngilizce Golden mean Türkçe anlamı, Golden mean eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Golden mean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Equanimity : Sakinlik. Soğuk kanlılık. Sinir. Soğukkanlılık. Temkin. Ağırbaşlılık. Sükunet. Ölçülü olma.

The golden mean : İdeal ölçü. İkisi ortası.

Moderations : Yumuşatma. Yatıştırma. Yavaşlama. Ölçülülük. Ilımlama. Öğrencilerin 1'inci 2'nci ve 3'üncü olarak ödüllendirildikleri oksford üniversitesi'ndeki bazı konulardaki genel sınavların ilk grubu. İnsaf. Azalma.

Restraint : Tahdit. Tutma. Dizginleme. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Zapt. Kendini zaptetme. Baskı. Kısıtlama. Sınırlama.

Moderatenes : Bir görüş, kanı ya da tutumun aşırılıktan kaçınılarak ortalama eğilimle benimsenme durumu.

Equinoxe : Güneşin, eşlek ve tutulum düzlemlerinin ara kesit noktasından geçişi sırasında gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu durum.

Clear headedness : Sağduyu. Temiz düşünme. Anlayış. Akıllılık. Ayıklık.

Moderation : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yatıştırma. Azalma. İnsaf. Yumuşatma. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. Ölçülülük.

Decency : İncelik. Topluma uygunluk. Terbiye.

Temperaments : Muvazene. Yaradılış. Tabiat. Huy. Coşku. Yapı. Akort. Meşrep. Mizaç.

Golden mean synonyms : modesties, sobriety, equinox, midcourse, conservativeness, midways, stoicisms, temperament, midway, stoicism, golden, sobrieties, composure, balminess, mildness, clemency, decencies, continence, clemencies, equability, moderateness, mid course.