Golden age of development türkçesi Golden age of development nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kalkınmanın altın çağı.
  • İkinci dünya savaşı’ndan 1970’lerin ortasına kadar devam eden, gerek gelişmiş ülkelerin gerekse az gelişmiş ülkelerin istikrarlı ve görece büyük büyüme oranlarını sağladıkları ve az gelişmiş ülkelerin sanayileşme yönünde belli yapısal dönüşümleri yaşadıkları dönem. bu dönemde ikinci dünya savaşı sırasında harap olan avrupa ülkelerinin yeniden imarında ve yüksek oranlı büyümesinde özellikle marshall planı kapsamında aldıkları yardımların önemli payı olmuştur.

Golden age of development ingilizcede ne demek, Golden age of development nerede nasıl kullanılır?

Golden : Altın gibi. Zerrin. Altın. Altından yapılmış. Parlak sarı. İtidal. Altın rengi. Altından. Altın sarısı. Türünün en iyisi.

Age : Eskitmek. Erginlik. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yıpratmak. Yaşlandırmak. Yaşlılık. Yıllandırmak. Çağ. Yaş. Asır.

Of : -in. Karşı. Yüzünden. In. -nin. Li. Nin. -den. İle ilgili. Hakkında.

Development : Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Genişleme. Bir yerin yapıdüzenini sağlama, orayı geliştirip güzelleştirme, yaşama koşullarını uygunlaştırma, iyileştirme ve bayındır duruma getirme. Geliştirilmiş ürün. Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Son durum. Canlının vücut yapısının ve şeklinin çeşitli görevleri yapabilecek biçimde değişikliğe uğraması, farklılaşması. İlerleme. Aşınma payına bağlı bir varlığın, daha uzun bir süre varoluşu, yüksek bir üretim ya da verim gücüne ulaştırılması amacıyla geliştirilmesi.

 

Golden age of development economics : Kalkınma iktisadının altın çağı. Daha önceki dönemlerde büyüme ile özdeş kabul edilen kalkınma kavramının, kalkınmanın altın çağı ile birlikte iktisadın ayrı bir dalı olarak benimsendiği ve yaygınlaştığı dönem.

Nationalisation of development rights : Bayındırım hakkının ulusallaştırılması. Topraklarını bayındırma karşılığında elde edecekleri kazancın belli bir bölümünü toprak iyelerine önceden ödeyerek, bayındırım yetkisinin devletçe alınıp kamu yararına ayrılması.

Balanced sheet of development : Bayındırım dengelemi. Kent tasarlarının ve izlencelerinin uygulanması sonucunda, kentte yaşayan bireylerin ve toplumun elde edecekleri toplumsal ve ekonomik yararlarla ödemek zorunda kalacakları toplumsal ve ekonomik tutarın karşılaştırılmasına dayanan bir tasar değerlendirme yöntemi.

 

Golden age : Asr-ı saadet. Huzur ve mutluluk dönemi. Altın çağ. Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin).

Ministry of development and housing : İmar ve iskan bakanlığı.

İngilizce Golden age of development Türkçe anlamı, Golden age of development eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Golden age of development ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Golden age of development synonyms : ability to pay principle, abnormal budget, a shift in individual demand, a group shares, a change in demand, a shift in supply.