Gossypol türkçesi Gossypol nedir

  • Gossipol.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Gosipol.
  • Çiğit boyası.
  • Pamuk tohumunda bulunan aromatik aldehitlerden, yağda ve alkolde çözünen, koyu renkli polifenolik yapıda ve değişik türevleri bulunan, düşük dozda, uzun süre alınması durumunda erkeklerde sperm kalitesinde azalmaya ve kansere neden olan, serbest formu zehirli bir polifenolik pigment.

Gossypol ingilizcede ne demek, Gossypol nerede nasıl kullanılır?

Gossypol analysis : İsopropanol-hekzan veya dimethylformamid kullanılarak yemdeki gosipol miktarının tespit edilmesi. Gosipol tayini.

Gossypol poisoning : Pamuk tohumu küspesinin rasyonlara yüksek oranda ilavesinden kaynaklanan kalp ve iskelet kaslarıyla karaciğerde dejeneratif ve nekrotik değişimlerle belirgin zehirlenme. buzağılarda, kanatlılarda ve domuzlarda görülür. Gosipol zehirlenmesi.

Goss : Dedikodu. Karaçalı.

Gossamer : Örümcek ağı. Bürümcük. İncecik şey. Çok hafif. Hafif ve incecik. Çok ince bir tür bürümcük. İncecik. Çok ince şey. İnce kumaş. İnce.

Gossamers : Havada uçan ince örümcek ağı. Hafif. Örümcek ağı. Çok hafif. İncecik. İnce. Çok ince bir tür bürümcük. İncecik şey. İnce kumaş. Bürümcük.

Gossamery : Dayanıksız. Hafif ve hassas. Bürümcükle ilgili. İncecik bir şey.

Gossan : Demir başlık. Demir şapka. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sülfürlü maden yataklarının, üst kesimindeki paslaşma kuşağını oluşturan gözesel limonit örtüsü.

 

Gossips : Laf yetiştirmek. Çene çalmak. Söz. Dedikodu etmek. Gevezelik etmek. Gevezelik. Dedikodu. Kov. Dedikodu yapmak. Kaynatmak.

Gossiping : Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan konuşma. Dedikodular yayan boş konuşma. Dedikoduculuk.

Gossip : Çene çalmak. Dedikodu. Kov. Söz. Dedikodu yapmak. Dedikoducu kimse. Gevezelik etmek. Dedikodu etmek. Kaynatmak. Gevezelik.

İngilizce Gossypol Türkçe anlamı, Gossypol eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gossypol ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

 

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Gossypol synonyms : abdominal ovariectomy, a amplitude mod, abdominal palpation, a c deformity, a crochordon, a dna.