Griped türkçesi Griped nedir

Griped ingilizcede ne demek, Griped nerede nasıl kullanılır?

Gripe : Yakınmak. Sancı. Sızlanmak. Vızıldamak. Sıkıntı vermek. Sancı vermek. Karnını ağrıtmak. Dertlenmek. Sızlatmak. Burmak.

Griper : Sızlanan kimse (argo terim). Yakınan kimse. Şikayet eden kimse.

Gripers : Şikayet eden kimse. Yakınan kimse. Sızlanan kimse (argo terim).

Gripes : Kulunç. Yakınmak. Karın ağrısı nöbeti. Vızıldamak. Kayığı tutan halatlar. Karnını ağrıtmak. Sancı vermek. Yakalamak. Dertlenmek. Sıkıntı vermek.

Get a grip on : Sıkı tutun. Anlam çıkarmak. Anlamak.

Reamer hand grip : Pürüzalırı boru ağzına iterken tutulan parça. Pürüzalır tutamağı.

Hair grip : Tel toka. Saç tokası çeşidi. (br.)toka.

Have a good grip of : Kontrolü elinde bulundurmak. Bir şeye hakim olmak. Bir şeyi iyice kavramak.

Grip : Yakalamak. Dikkatini çekmek. Sıkmak. Tenis, atletizm, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çekicin, tek parçadan ya da çift örgüden yapılmış, sert, oynaksız, atış sırasında esnemeyen tutma yeri. Kavrama. Tokaç tutuşu. Etkilemek. Tokacın sapını el ile kavrayış biçimi. Sıkıştırmak.

Hand grip : Gömme tutamak.

 

İngilizce Griped Türkçe anlamı, Griped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Griped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buzzed : Telefon etmek. Fısıldamak. Çınlamak. Alçaktan uçmak (uçak). Uğuldamak. Telefon ederek çağırmak.

Buzz : Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alçaktan uçmak (uçak). Vızlamak. Çınlamak. Uğuldamak. Vızıltı. Sinyal ile çağırmak. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Uğultu. Telefon ederek çağırmak.

Catch : Geçmek. Aldatmaca. Birdenbire farketmek. Tutulan. Yanmaya başlamak. Bityeniği. Vurmak. Çekmek. Yakalanan şeyin miktarı.

Catch up : Donatmak. Bilgilendirmek. Seviyesine ulaşmak. Kapıp kaçmak. Etkilemek. Aynı düzeye getirmek. Geri kalmamak. Yakala. Büyülemek.

Ached : Azap. Ağrı. Ağrımak. Acımak. Sızı. Sancımak. Acı. Sızlamak.

Bemoaned : Şikayet etmek. Yanıp yakılmak. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Kederlenmek. Üzülmek. İnleyerek yakınmak. Üzüntüsünü belirtmek.

Beefs : Mızırdanmak. Dırlanmak. Sığır eti. Adale. Sızlanma. Sızlanıp durmak. Şıkayet etmek. Et.

Cumber : Sıkmak. Engel olmak. Engellemek. Yük olmak.

Drones : Erkek arı. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Monoton bir sesle söylemek. Başkasının sırtından geçinmek. Vızıltı. Monoton bir sesle konuşan kimse. Asalak tip. Tembellik etmek. Homurdanmak.

Griped synonyms : seize with teeth, prehend, gripe, buzzes, paining, beefed, apprehend, bellying, entwisting, emasculate, squeeze, pangs, afflicting, acquire, bellies, catches, tweet, caught, stung, beset, capture, look for, fusses, catch hold of, contort, castrates, chevy, clogged, entwist, bombinate, bemoans, bother, emasculates.

 

Griped zıt anlamlı kelimeler, Griped kelime anlamı

Bare : Soymak. Yalın. Çıkarmak. Boş. Süssüz. Açığa çıkartmak. Gözle görülür hale getirmek. Açılmak. Açmak. Tamtakır.

Green : Acemi çaylak. Yeşil renk. Genç. Acemi. Yeşillendirmek. Yelve. Yeşertmek. Taze. Yeşile boyamak. Yeni.