Grovak nedir, Grovak ne demek
Grovak; Jeoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Jeoloji'deki terim anlamı:
Az çok başkalaşmış bir hamur içinde, köşeli kuars, feldspat taneleri ve kayaç parçacıklarından bileşik, sert, koyu renkli kayaç.
Grovak anlamı, kısaca tanımı
Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül
Feldspat : Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.
Az çok : Bir parça.
Köşeli : Köşesi veya köşeleri olan.
Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Kayaç : Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.
Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.
Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Kuars : En yaygın kayaç yapıcı mineral. (SiO2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, yabancı karışımlar yüzünden çeşitli renklerde; çizgi renksiz; sertlik 7 özgül ağırlık 2.65; hekzagonal. İyi kristallenmiş ve saydam renksiz olanları Necef taşı (Bergkristal), duman rengi olanları dumanlı kuars, açık sarı renklileri sitrin, mor renklileri mortaş (Ametist), altın gibi parlak olanı avanturin (hacer-ül berk), pembe renkli olanları da pembe kuars (rosenkuarz) adiyle ziynet taşı olarak kullanılırlar. Kuarsın mikrokristalin çökeltileri kalsedon (akiki belgami)dur. Renklerine göre şöylece adlandırılır: krizopras (kiraz boncuğu); elma yeşili rengindedir. heliotrop: (kantaşı): Kırmızısı beneklidir. karneoh (katmerli Süieymani): Yeşilimsi ya da kan kırmızı rengindedir. sarder: Portakal renginde, saydamdır. safirin: Mavi renklidir. mekketaşı (akiki Yemani): Bileşiminde Mn ve Fe bulunur; koyu renkleri akik ve jasptır. genellikle silisyum tuzlarının değişmesi sonucu oluşmuş ve çeşitli miktarlarda su kapsayan silis jeli çökeltileri ise opal dir. Renk ve yapısına göre, çok renkli ve süs taşı olarak kullanılan soy opal (ayn-üş şems), süt rengindeki süt opal, apak ve saydam olanı hiya-lit (opal-i zucâci), kırmızı renkteki ateş opali (opal-i nâri) adlarını alırlar.).
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
Köşe : Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. [Bakınız: köş]. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.
Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.
Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).
Diğer dillerde Grovak anlamı nedir?
İngilizce'de Grovak ne demek ? : greywacke

Bu kısımda Grovak nedir? Grovak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Grovak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Grovak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.