Gökkuzgun nedir, Gökkuzgun ne demek

Gökkuzgun; bir hayvan bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, gökkuzgungiller (Coraciidae) familyasından, Türkiye'nin her tarafında yazın kuluçkaya yatan, açık ve ağaçlı yerlerde yaşayan, havada yakaladığı böceklerle beslenen, ayrıca fare, kertenkele ve kurbağa gibi canlıları da yiyen, yakaladığı büyük hayvanları önce gagası ile dallara ve yere çarparak öldüren göçmen bir tür. Kuzgun, mavi kuzgun, yeşil karga.

İngilizce'de Gökkuzgun ne demek? Gökkuzgun ingilizcesi nedir?:

roller

Fransızca'da Gökkuzgun ne demek?:

rollier bleu, rollier commun

Gökkuzgun hakkında bilgiler

Gökkuzgun (Coracias garrulus), gökuzgungiller familyasına ait bir kuş türü.

İnce yapılı, küçük karga boyutunda bir kuştur. Sıklıkla teller ya da alçak ağaçlar üzerinde bulunur. Gagası kalın ve koyu, kuyruğu kısa ve kare, kanatları ise oldukça uzun ve küt uçludur. Açık turkuaz mavisidir. Alt tarafı daha yeşil ve yaz başında parlaktır. Sırtı açık kızıldır. Uçuşta köşeli kanadının parlak mavi, mor ve siyah renklerini gözler önüne serer. Gencinin kış giysisi daha mattır. Taklalar atarak uçtuğu kur sırasında sesi haşin, tekrarlı ve törpü sesini andıran bir "hak hak" şeklindedir.

 

Gökkuzgun anlamı, tanımı:

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Kanat : Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Balıklarda yüzgeç. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Yan, taraf. Angıç. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey.

Mavi : Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi. Bu renkte olan.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Bu renkte olan. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı.

Gökkuzgungiller : En iyi bilinen türü gökkuzgun olan gökkuzgunumsular takımının, gökkuzgunlar alt takımına giren bir familya.

Gökkuzgunlar : Kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımına giren bir alt takımı.

Gökkuzgunumsular : Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.

Takım : Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Sigara ağızlığı. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Takım elbise. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad.

 

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.

Göçücü : Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan). Ölümü yakın olan. Göçme işini yapan.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az.

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Niceliği az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan.

Karga : Bir şeyin asıl durumunu yitirerek baş aşağı olması. Yelkenleri toplama. Kargagillerden, kanatları geniş, tüyleri kara renkte, tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş (Corvus).

Gökkuzgunugiller : (zooloji)

Diğer dillerde Gökkuzgun anlamı nedir?

İngilizce'de Gökkuzgun ne demek? : blue jay.