Harpacticoid nedir, Harpacticoid ne demek
Teknik terim anlamı:
Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, genellikle göllerin çamurlu bölgelerinde veya sucul yüksek yapılı bitkiler üzerinde yaşayan bir takım.
Harpacticoid tanımı, anlamı
Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.
Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.
Copepoda : [Bakınız: kopepodlar]. Kopepodlar. Crustacea sınıfında bulunan kimileri Diphyllobothrium, Dracunculus, Spirometra cinsi helmintlere ara konaklık yapan küçük akuatik eklem bacaklı alt sınıfı.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Çamurlu : Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan.
Kabuklu : Kabuğu olan.
Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Göller : Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ili, Çayırlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Üzümlü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum kenti, Halilçavuş bucağına bağlı bir yer. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Malatya kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Çatalpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Gölle : Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzerleri tahıllar. Aşure. Bir çeşit irmik tatlısı. Nohut, mısır ve buğdayı acı biberle karıştırıp pişirerek yapılan yağsız bir çeşit çorba. Çok uyuyan kişi. Bilye.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Sucul : Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Diğer dillerde Harmonya anlamı nedir?
İngilizce'de Harmonya ne demek ? : harmonia


Bu kısımda Harpacticoid nedir? Harpacticoid ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Harpacticoid tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Harpacticoid hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.