Hart nedir, Hart ne demek

Hart; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Birden ve sert bir biçimde (ısırmak, yemek)

Yerel Türkçe anlamı:

Saban izi.

Havuç.

Tinsel güç: Hartı geçti.

Okul: Biz harta yeni geldik.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: melez yakalama tercümesi]

Hart hakkında bilgiler

Herbert Lionel Adolphus Hart (d. 18 Temmuz 1907, Harrogate, İngiltere ö. 19 Aralık 1992, Oxford İngiltere) İngiliz filozof ve Hukuk Felsefesi profesörü.

İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz Gizli İstihbarat Servisi MI5 için hizmet ettiği bilinmektedir. Oxford Üniversitesi (Queen's College)'nde Hukuk Felsefesi dersleri vermiştir. Hart'a göre hukuk bir normlar toplamıdır. Kelsen'in, ona göre, hatasından ders alarak normları "tanıma" veya "onama" normu olarak değerlendirmektedir.

O daha başlangıçta "Hukuk, Özgürlük ve Ahlak" başlıklı konferansında ahlak ve hukuk ayrımını netleştirmek üzerinde durmuştur. Hukukun amacının başkalarına zarar verici eylemleri yasaklamak olduğunu belirtir ki bunun ahlakla olan ilgisi onun düşüncelerine göre çok açıktır. Ancak hukuk ve ahlak alanlarının özdeş sayılmasına (dolaylı olarak doğal hukuka) karşı çıkmıştır. Hart, bir takım evrensel değerlerin varlığından söz eder ki; ona göre bunlar bireysel özgürlük, güvenlik ve kasten verilen zarardan korunmadır.

 

Hart, hukuka ilişkin bir tanım vermekten kaçınır ama özellikle ahlak, zorlama ve kural arasında bir ayrım yapılması gerektiğine inanır. En önemli kitabı "Hukuk Kavramı (1901)"dir. Bu eserde Hukukun daha iyi anlaşılmasının diğer ahlaki ve toplumsal olguların farklılığının anlaşılmasına bağlı olduğunu belirtir. Hart'ın pozitivizm hakkındaki görüşleri Kelsen ile birçok ortak unsur içerir ancak Hukukun olgulara indirgenmesi konusunda Kelsen'den daha az tutucudur.

Hart ile ilgili Cümleler

  • Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
  • Tom, eğer gerekirse onun için bir harta çizeceğini söyledi.

Hart anlamı, kısaca tanımı:

Hart hurt : Ağız dolusu ısırarak ve ses çıkararak (yemek).

Hart hurt etmek : Korkutmak amacıyla sert ve yüksek sesle konuşmak.

Harta : "Sırasız, saygısız davranışlarda bulunmak" anlamındaki hartası hurtası olmamak deyiminde geçen bir söz.

Hartadak : Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak).

Hartama : Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.

Hartuç : Kartuş.

Sert : Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Güçlü kuvvetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.

 

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Yemek : Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Başkasının parasını harcamak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Isırmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Kandırmak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Temmuz : Yılın yedinci ayı, orak ayı.

Aralık : Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Yarı açık, tam kapanmamış. Tuvalet. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Ara. Uygun, elverişli durum, fırsat. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Filozof : Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse. Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof. Felsefe yapmaya meraklı olan kimse.

Hart çalmak : Köpek ürümek. Birinin arkasından düşmanca konuşmak.

Hart hart : Şiddeti, telâşı anlatır: Kızına hart hart koca arıyor.

Hart olmak : Birden kızmak.

Hartalaş köpeği : Herkese sataşıp kavga çıkaran (kimse). Gelene geçene saldıran azgın köpek.

Hartan : Kadar.

Hartap : Patates.

Hartdak : Birdenbire.

Hartı : İplik eğirirken örekenin başına dolanan yünü ya da pamuğu tutturmak için üzerine sarılan enli kayış şeklindeki deri parçası. Palto. Asker kaputu. Deri, gön: Tufranın ağzına bağlamak için biraz hartı bulamadım. Derinin ince yeri. Delinen çarığa konan parça. Harmanda taneleri toplamaya yarayan sıyırga. Kalın, sert. Çarığa vurulan deri yama [Bakınız: hartı] Harita.

Hartı bozuk olmak : Yaşlanan hayvanlar geviş getirememek.

Hartı geçmek : İş yapamamak.

Diğer dillerde Hart anlamı nedir?

İngilizce'de Hart ne demek? : n. male deer

adj. hard, rigid, stiff, strong; hard boiled; firm, stable; tough, severe; sharp, harsh, rough

adv. hard, harshly, roughly, violently; severely, toughly

Almanca'da Hart : sert, katı (yürekli), zor, ağır, abhärten, Charterttug, gleichartig, Härte, härten, hart, hartherzig, Hartnäckigkeit, hartnäckig, Scharte, schartig, steinhart, verhärten