Has become türkçesi Has become nedir

Has become ile ilgili cümleler

English: Ali has become accustomed to living in Boston.
Turkish: Ali Boston'da yaşamaya alıştı.

English: Ali has become a lot taller recently.
Turkish: Ali son zamanlarda epey uzadı.

English: Ali has become a vegetarian and has also quit smoking.
Turkish: Ali vejetaryen oldu ve aynı zamanda sigarayı içmeyi bıraktı.

English: Ali has become a Canadian citizen.
Turkish: Ali bir Kanada vatandaşı oldu.

English: Ali has become a wealthy man.
Turkish: Ali varlıklı bir adam oldu.

Has become ingilizcede ne demek, Has become nerede nasıl kullanılır?

Has : Olmak. Kabul etmek. Elde etmek. Yapmak. Bkz.have. Sahip olmak. Almak. Zorunda olmak. Dolandırmak. Bulunmak.

Become : Olmak. Çok yakışmak. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak. Yakışmak. Yaraşmak. Leşmek. Laşmak. Halini almak. Gitmek. Kesilmek.

What has become of : -na ne oldu. -ya ne oldu.

What has become of him : Ona ne oldu?. O ne oldu?. O ne yaptı?.

Has a bee in his bonnet : Kafasına takmak. Kafasında sürekli bir düşünce var.

Has a big mouth : Her şeyi ağızından kaçırır. Sır saklayamaz. Düşünmeden konuşur. Patavatsız. Sessiz kalamaz.

Has a belly full : Aşırı miktarda var. Gına geldi. Yeterince sıktı. Bıkkın. Kızgın.

İngilizce Has become Türkçe anlamı, Has become eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Has become ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ripe : Müstehcen. Ergin. Dinlendirilmiş. Uygun. Pişkin. Görmüş geçirmiş. Yetişmiş. Erişkin. Olgun (meyve). Tam kıvamında.

Past : Bir kimsenin geçmişi. Geçen. Öte. Geçkin. Mazi. Evveliyat. Sabık. Bitmiş. Eski. Geçmiş zaman.

In season : Mevsiminde. En iyi zamanı. Bulunur. Çiftleşme döneminde. Kullanılabilir. Tam zamanında. Hazır. Zamanlı. Uygun zamanda.

Ripest : Pişkin. Ergin. Sulu. Müstehcen. Dinlendirilmiş. Olgunlaşmış. Erişkin. Ameliyata hazır (apse). Bekletilmiş. Açık saçık.

Pasts : Geçmiş zaman. Geçmiş. Evveliyat. Bir kimsenin geçmişi. Mazi. Dün. Bitmiş. Öte.

Riper : Görmüş geçirmiş. Uygun. Ameliyata hazır (apse). Ergin. Kemale ermiş. Bekletilmiş. Dinlendirilmiş. Sulu. Olgun.

Grown : Büyümüş. Yetişmiş. Olgun. Yetişkin.

Done : Tamam. Yapılmış. Uygun. Yorgun. Bitmiş. Aldatılmış. Bıkmış. Pişmiş. Sona ermiş.

Has become synonyms : happened.