Ripe türkçesi Ripe nedir

  • Sulu.
  • Olgunlaşmış.
  • Ergin.
  • Olgun.
  • Yetişmiş.
  • Pişkin.
  • Tam vakti gelmiş.
  • Açık saçık.
  • Olgun (meyve).
  • Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür.
  • Dinlendirilmiş.
  • Müstehcen.
  • Tam kıvamında.
  • Erişkin.
  • Bekletilmiş.
  • Uygun.
  • Kemale ermiş.
  • Hazır.
  • Görmüş geçirmiş.
  • Ameliyata hazır (apse).
  • Olmuş.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Ripe ile ilgili cümleler

English: He lived to a ripe old age.
Turkish: Olgun bir yaşa kadar yaşadı.

English: Cherries are ripe in June or July.
Turkish: Kirazlar haziran ve temmuz ayında olgunlaşır.

English: Ali lived to a ripe old age.
Turkish: Ali çok uzun yaşadı.

English: A ripe apple dropped from the tree.
Turkish: Olgun bir elma ağaçtan düştü.

English: A green banana is not ripe enough to eat.
Turkish: Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.

Ripe ingilizcede ne demek, Ripe nerede nasıl kullanılır?

Half ripe fruit : Henüz olmamış meyve. Yarı olgun meyve.

Of ripe age : Ergin yaşta. Olgun yaşta.

Make ripe : Olgunlaştırmak.

Rathe ripe : Erken gelişmiş.

When the time is ripe : Sırası geldiğinde. Sırası gelince. Zamanı geldiğinde. Zamanı gelince.

Riper : Erişkin. Müstehcen. Açık saçık. Ergin. Uygun. Dinlendirilmiş. Kemale ermiş. Sulu. Ameliyata hazır (apse). Görmüş geçirmiş.

 

Ripeness : Erginlik. Pişkinlik. Kemal. Olgunluk.

Ripener : Olgunlaştırıcı.

Ripens : Erginleşmek. Olgunlaşmak. Kemale ermek. Erişmek. Olgunlaştırmak (meyveyi). Olgunlaştırmak. Olmak. Tekemmül etmek. Ermek. Pişirmek.

Ripeners : Olgunlaştırıcı.

İngilizce Ripe Türkçe anlamı, Ripe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ripe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Familiar : Teklifsiz. Samimi arkadaş. İçten. Doğal davranışlı. Alışık. Yakın dost. Bilen. Bilinen. Yaygın.

Gross : Katkılı. Bariz. Yoğun. Gayrisafi. Hasılat yapmak. Kocaman. Arıtmısız. Toplam. Gros.

Accommodating : Değişime açık. Yerleştirme. Değişmeye hazır. Uyumlu. Yardımsever. Denkleştirici. İyiliksever. Yumuşak başlı. Yerleştirerek.

Pushier : Saldırgan. Aceleci. Öne çıkmaya çalışan.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Game : Topal. Aksak. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Hevesli. Cesur. Kumar oynamak. Şikar. Karşılaşma. Sakat (kol veya bacak).

Overtaken : Yetişmek. Yakalamak. Bastırmak (yağmur vb). Sollamak. Yetişen. Yetişip geçmek.

Awaited : Beklemek. Beklenen. Hazır olmak.

Ripe synonyms : riper, grownup, seasoned, blue, grosser, hydrated, grown up, sophisticated, filthy, brought up, filthiest, brothy, answerable, fruity, apposite, dilutes, marriageable, adaptable, has become, abiotic factor, finished, cocket, grown, brazenfaced, grownups, mature, hardened, abo blood groups system, cut and dried, advisable, bawdies, feelthy, filthier.

 

Ripe zıt anlamlı kelimeler, Ripe kelime anlamı

Green : Acemi. Rengi atmış. Yeşermek. Yeni. Yeşil renk. Yeşil. Yelve. Toy. Yeşil alan. Yeşile boyamak.

Unready : Hazır olmayan. Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazır değil. Hazırlıksız.

Ripe ingilizce tanımı, definition of Ripe

Ripe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, ripe grain. Said of fruits, seeds, etc. To mature. To grow ripe. Ready for reaping or gathering. Mature. To ripen. The bank of a river. To ripen. Having attained perfection.