Havara nedir, Havara ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Boş (tahıl için): Bu yıl ekinler çok havara.

Yumuşak, beyaz, tebeşirimsi bir çeşit yapı taşı.

Üçüncü şahsın kavgaya karışıp kızıştırması (için).

Ses seda, haber.

Kavga, doğuş.

Havara anlamı, tanımı

Havar : Öç: Ben onun havarına geldim. Yaygara, çığlık. İmdat. Sebze. Bahçe, bostan. Çitle çevrilmiş tarla. Evet. Büyük su küpü. Ses seda, haber

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Kızıştırma : Kızıştırmak işi. Kümeölçüm ölçerinde bireylerin kendiliğindenilli çekim ve itimlerde bulunabilmesi için özendirici ve güdüleyici öğelere başvurma.

Yapı taşı : Binanın ağırlığını çeken esas taş. Esas, temel.

Ses seda : Haber, iz, alamet, belirti.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

 

Tebeşir : Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz veya açık renkte kireçli kaya. Bu maddeden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz veya renkli çubuk.

Üçüncü : Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen.

Kızış : Kızma işi.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Şahsı : Saksı.

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

 

Doğuş : Doğma işi.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Tebe : Fıtık. Ot yığını. (Araştırma bölgemizin bütününde yaygm).

Diğer dillerde Havana köpeği anlamı nedir?

İngilizce'de Havana köpeği ne demek ? : havanese dog