Have no edge türkçesi Have no edge nedir

  • Kör.
  • Keskin değil.
  • Keskin kenarı olmamak.
  • Avantajı olmamak.

Have no edge ingilizcede ne demek, Have no edge nerede nasıl kullanılır?

Have : Olmak. Malik olmak. Dolandırmak. Elinde bulunmak. Aldatmak. Sahip olmak. Kabul etmek. Yapmak. Almak. Bulunmak.

No : Olumsuz karar. Numara. Değil. Yok. Ret. Red. Hayır. Çerçeve dizi ışıkları. Gereksiz. Hiçbir.

Edge : Kenarına bordür yapmak. Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. Kenar. Yavaş yavaş ilerletmek. Yan yan gitmek. Yan yan ilerlemek. Keskin kenar. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sokulmak. Kenar yapmak.

Have no alternative : Alternatifi olmamak. Seçeneği olmamak. Çıkmazda kalmak. Seçme şansı bulunmamak. Alternatifsiz kalmak.

Have no appetite : İştahı olmamak.

Have no doubt that : -den emin olmak. -den şüphesi olmamak. Herhangi bir belirsizlik empoze etmemekte. -den kuşku duymamak.

Have no foundation : Dayanağı olmamak. Desteği olmamak. Dayanaksız. Zeminsiz. Temeli olmamak. Temelsiz.

Have no bearing on : Alakası olmamak. İlgisi olmamak.

Have no concern with : Karışmamak. Hiç ilgisi olmamak. Alakası olmamak. İlgisi olmamak.

Have no application : Uygulama olanağı olmamak. Uygulanamamak.

İngilizce Have no edge Türkçe anlamı, Have no edge eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Have no edge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blind : Gözünü almak. Bahane. Göz almak. Kamaştırmak. Saklamak. Stor. Körletmek. Kör etmek.

Eyeless : Göz veya gözleri olmayan. Göremeyen. Gözsüz.

Blind as a mole : Kör mü kör. Köstebek gibi kör. Aşırı derecede görme sorunu olan. Yarasa gibi kör.

Blunter : Küt. Duygusuz. Körelmiş. Patavatsız. Körleştirmek. Kör (bıçak). Lafını esirgemeyen. Açık sözlü. Anlayışsız.

Duller : Tatsız. Fersiz. Sıkıcı. Daha soluk. Ruhsuz. Daha anlayışsız. Soluk. Renksiz. Daha sıkıcı.

Bacon rind : Domuz pastırması kabuğu. Gözleri görmeyen (doğu londra argosu). Beyin. Akıl.

Blunts : Kör (bıçak vb). Lafını esirgemeyen. Kısa dikiş iğnesi. Körleştirmek. Duygusuz. Köreltmek. Anlayışsız. Azaltmak. Küt.

Amaurotic : Kör, bakar kör, körlükle ilgili olan. Amorotik. Kısmen kör olan. Körlüğe ilişkin.

Dull : Duygusuz. Sersem. Körleşmek. Duygusuzlaşmak. Körelmek. Kalın kafalı. Fersiz. Renksiz. Matlaştırmak. Donuk.

Have no edge synonyms : blind person, blind as a bat, blunt, bluntest, dullest, blindest.