Havuç nedir, Havuç ne demek

Havuç; bir bitki bilimi terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen, iki yıllık otsu bir kültür bitkisi, yeregeçen (Daucus carota)

Yerel Türkçe anlamı:

Nişastadan yapılıp kızartılmış hamurun üzerine, bal dökülerek yenilen tatlı.

Pişmiş buğday ya da bulgur.

Deriyi sertleştirmek için kullanılan kaynatılmış palamut ve somak suyu.

Hayvanlarda bulunan kurt.

Avlu, bahçe.

Biyoloji'deki anlamı:

Maydanozgiller (Umbelliferae) familyasından, taç yaprakları beyaz, pembemsi ya da sarı renkli, meyveleri kanatlı fındık (şizokarp) tipi olan, bir ya da iki yıllık, otsu bitkiler.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Maydonozgiller familyasından, taç yaprakları beyaz, pembemsi veya sarı renkli, kök yemler arasında yer alan, karotence zengin, şekerin yanında nişasta da, tek veya iki yıllık otsu bitki.

İngilizce'de Havuç ne demek? Havuç ingilizcesi nedir?:

carrot, core

Fransızca'da Havuç ne demek?:

carotte

Havuç hakkında bilgiler

Havuç (Daucus carota), maydanozgiller (Apiaceae) familyasından, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi.

Türkçe'de yörelere göre gelinparmağı, pürçüklü, balkamış, deper otu, yerebatan, yer otu, yerekaçan, kızıl ot gibi değişik isimlerle kullanılır.

 

Akdeniz ülkelerinde, Afrika'da, Avustralya'da, Yeni Zelanda'da ve Amerika'da çok yaygın olan bir sebzedir. 60 kadar türü bilinmektedir . Havuç, A vitamini bakımından çok zengindir. Aynı zamanda diğer vitamin ve besin maddelerine de sahiptir. Havuca rengini karoten verir.

En yaygın olan türleri Daucus sativus, Daucus carota'dır .

Havuç ile ilgili Cümleler

  • Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.
  • Havuçlar gözlerin için iyidir.
  • Bu havuçları kendim yetiştirdim.
  • Bütün havuçları yemeyi bitirdikten sonra sana dondurma vereceğim.
  • Havuç gözlerin için iyidir. Sen hiç gözlük takan tavşan gördün mü?
  • Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
  • Havuç sağlıklı bir aperatiftir.
  • Havuç sevmez bu yüzden onu yemedi.
  • "Havuç sevmem." "Ben de."
  • Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.
  • Ali havuçları soydu.
  • Havuç üç dolar.
  • Ali havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.
  • Havuç çok miktarda A vitamini içerir.

Havuç kısaca anlamı, tanımı:

Maydanozgiller : Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.

Koni : Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut. Bu biçiminde olan. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri.

 

Etli : Yenecek kısmı çok olan (meyve). Eti çok olan. Dolgun, kalın. İçinde et bulunan.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Yıllık : Yılda bir yapılan. Bir yılda verilen ücret. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Bir yıl içinde olan. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Bir yıl için, senelik, senevi.

Otsu : Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul.

Kültür : Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Havuç suyu : Havuç meyvesinin sıkılması ile elde edilen meyve suyu.

Kum havucu : Kumluk yerlerde yetiştirilen küçük bir tür havuç.

Yaban havucu : Maydanozgillerden, kökleri yenebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bir bitki, karakavza (Pastinaca sativa).

Yeregeçen : Havuç.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Yöre : Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un. Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar.

Pürçük : Pürçek.

Kızıl : Aşırı derecede olan. Altın. Bu renkte olan. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Parlak kırmızı renk. Komünist.

Değişik : Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Havuç örnek : Sondaj havucundan alınmış bir parça.

Havuç sineği : Havuç, maydanoz ve şalgam köküne yumurtlayarak bu bitkilerin kurtlanmasına yol açan sinek türü.

Havuçlamak : Tohumları birbirine karıştırmak.

Havuçluk : Sebze tarlası.

Diğer dillerde Havuç anlamı nedir?

İngilizce'de Havuç ne demek? : n. carrot

Fransızca'da Havuç : carotte [la]

Almanca'da Havuç : n. Möhre, Mohrrübe, Rübe: gelbe Rübe

Rusça'da Havuç : n. морковь (F)