Hebetate türkçesi Hebetate nedir

  • Zekasını kaybetmek.
  • Zekasını köreltmek.
  • Aptallaştırmak.
  • Zihnini körleştirmek.

Hebetate ingilizcede ne demek, Hebetate nerede nasıl kullanılır?

Hebetation : Geçersiz hale getirme. Aptallaştırma.

Hebetude : Letarji. Zihin körlüğü. Hebetüd. Anlayışsızlık. Aptallık.

Hebe : Gençlik ilahesi (mitoloji terimi). Gençlik tanrıçası (mitoloji terimi).

Hebephrenia : Bir şizofreni türü (psikiyatri). Hebefreni. Ebefreni.

Hebephrenic : Hebefrenik. Hebefreniye ait. Hebefreni (bir şizofreni türü) ile ilgili.

Gheber ghebre : Ateşe tapan. Zerdüşt.

Ephebe : Erkekliğe veya vatandaşlığa yeni adım atmış 18-20 yaşları arasında genç atinalı erkek. Antik yunan'da 18-20 yaş arası gençler için kullanılan terim. Güzel delikanlı. (antik yunan'da) ephebus.

Shebeen : Bar (irlanda terimi). Bar. Özellikle irlanda ve iskoçya'da izinsiz alkollü içecek satan yer. Meyhane (irlanda terimi). İzinsiz içki satan yer.

Thebesian veins : Kalbin en küçük toplardamarları. Thebesian venaları.

Thebe : Botswana'nın alt para birimi.

İngilizce Hebetate Türkçe anlamı, Hebetate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hebetate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falter : Bocalamak. Tereddüt etmek. Sendelemek. Kekelemek. Tereddüd etmek. Gücünü kaybetmek. Titremek (ses). Duraklamak. Duraksamak. Hızını kaybetmek.

 

Stupefy : Uyuşturmak. Serseme çevirmek. Şoke etmek. Şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Şaşkınlık uyandırmak. Çok şaşırtmak. Sersemletmek. Bunaltmak.

Boggle : Duralamak. Becerememek. Şaşırtmak. Yanaşmamak. Ürkütmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Ürkmek. İrkilmek. Korkmak. Çekinmek.

Stultifying : Rezil etmek. Küçük düşürmek. Çürütmek. Aptal durumuna düşürmek. İptal etmek. İnsanın inisiyatifini yavaş yavaş yok eden. Boğucu. Etkisini azaltmak.

Waver : Boyun eğmek. Bocalamak. Zayıflamak. Tereddüt etmek. (alev) titremek. Sürekliliğini yitirmek. Titreşmek. Tereddüd etmek. Sendelemek. Sallanmak.

Stupefies : Şaşırtmak. Şoke etmek. Sersemletmek. Şaşkınlık uyandırmak. Bunaltmak. Uyuşturmak. Çok şaşırtmak. Afallatmak. Serseme çevirmek.

Doubt : Kuşkulanmak. Kuşku. Şüphe. Şüphesi olmak. Şüphe etmek. Emin olmamak. Çekinmek. İkna olmamak. Güvenmemek. Zannetmemek.

Stupify : Şaşırtmak. Sersemletmek. Afallatmak.

Hover : Sallanmak. Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak. Üstünde uçmak. Tereddüt etmek. Duraksamak. Etrafında gezinmek. Bekleyip durmak. Civciv yuvası. Havada durmak. Havada belli bir noktada durmak.

Stultify : Aptal durumuna düşürmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). İptal etmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Rezil etmek. Etkisini azaltmak. Çıkmaza sokmak. Çürütmek. Aptal gibi göstermek.

Hebetate synonyms : hem and haw, linger over, dumbfound, pause, dwell on, besots, besot, stultifies, dumbfounds, oscillate, delay, linger, stultified, stultify the mind, besotting, scruple, waffle, vibrate, vacillate.

 

Hebetate zıt anlamlı kelimeler, Hebetate kelime anlamı

Tense : Kip. Stres içinde. Zaman. Gergin. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Sıkı. Gerginleştirmek. Çekmek. Stresli. Germek.

Hebetate ingilizce tanımı, definition of Hebetate

Hebetate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dull. To stupefy. As, to hebetate the intellectual faculties. Obtuse. To blunt. Dull. To render obtuse.