Heeding türkçesi Heeding nedir

Heeding ingilizcede ne demek, Heeding nerede nasıl kullanılır?

Unheeding : İhmal eden. Önemsemeyen. Aldırışsız. Dikkatsiz. Umursamayan.

Give heed to : Dikkatli olmak. Önem vermek. Kulak asmak. Dikkat etmek.

Pay heed to : Önem vermek. Kulak asmak. Dikkatli olmak. Dikkat etmek.

Take heed of : Dikkat etmek. Önemsemek. Aldırmak. Kulak vermek. Önem vermek. Kulak asmak.

Pay heed : Kulak vermek. Dikkat etmek.

Heeded : Kulak vermek. Önem vermek. Bakmak. Dinlemek. Sakınmak. Dikkat etmek. Önemsemek. Aldırmak. Önemsiyor olmak. Kulak asmak.

Take heed : Dikkat etmek. Dikkatli olmak.

Heedfulness : Özenli olma durum. Özenli olma. Dikkatli olma durumu. Dikkatlilik. Özenlilik.

Heedfully : Özen göstererek. Dikkatli bir şekilde.

Heedful : İhtiyat sahibi. Basiret sahibi. İhtiyatlı. Dikkatli. Özenli. Basiretli.

İngilizce Heeding Türkçe anlamı, Heeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paid attention : Aldırış etmek.

Humbleness : Tevazu. Alçakgönüllülük. Alçak gönüllülük.

Beg : Sadaka istemek. Dilemek. Kaçınmak. Rica etmek. Sustaya kalkmak. Yalvarmak. Dilenmek. İstemek. İtiraf etmek.

 

Temper : Çeliğe verilen su. Kıvamına getirmek. Keyif. Su vermek. Azaltmak. Ruh hali. Etkisini azaltmak. Yumuşatmak. Kıvam. Alıştırmak.

Gratitude : Minnettarlık. Şükür. İyilikbilirlik. Değerbilirlik. Şükran. Gönül borcu. Memnuniyet. Minnet. Kadirşinaslık.

Intuition : İçe doğma. İçine doğma. Bir bilgi sağlama sürecinde örtük anlatımları ve açıkça dile getirilmeyen konuları kavrama ya da görünüşlerin derinliğine inme yolu, yetisi. Bir araca, mantıksal bir önhazırlığa gerek kalmadan, doğruyu dolaysız olarak kavrama yetisi. Sezi. Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi kestirme anıklığı. deney yapmadan ya da usavurmadan bir kavramı, bir genellemeyi doğrudan doğruya anlayıverme. Önsezi. Hissikablelvuku. Sezgi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Give ear to : Kulağını vermek. -e karşı dikkatli olmak. -e kulak vermek.

Devastation : Zarar. Perişan olma. Haraplık. Tahrip. Yakıp yıkma. Hasar. Yıkım. Tahribat. Harap etme. Mahvetme.

Heeding synonyms : first blush, philia, affectionateness, pleasance, harken, give an ear to, overrates, be in charge, feature, sensitivity, accentuates, pain, affection, presence, be mindful of, be careful not to, lend an ear, sympathy, bewares, liking, administer to, cared, harks, pay heed to, thing, affect, amazement, pride, harkens, behold, opinion, thought, cast a glance.

Heeding zıt anlamlı kelimeler, Heeding kelime anlamı

Gratitude : Değerbilirlik. Minnet. Memnuniyet. İyilikbilirlik. Şükür. Gönül borcu. Şükran. Minnettarlık. Kadirşinaslık.

Pain : Sancı. Acı. Eziyet etmek. Üzmek. İncitmek. Acıtmak. Kırmak. Baş belası. Kalbini kırmak. Sızı.

Liking : Meyil. Zevk. Sempati. Sevgi. Alaka. Düşkünlük. İlgi. Hoşlanma. Sevme. Beğenme.

Heeding antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, profound.