Hematuria türkçesi Hematuria nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İdrarda bulunan kan.
  • Hematuri.
  • Hematüri.
  • İdrarda kan bulunması.
  • Kan işeme.
  • İdrarda kan.
  • Kanlı idrar.

Hematuria ingilizcede ne demek, Hematuria nerede nasıl kullanılır?

Endemic hematuria : Endemik hematüri. Üriner şistosomozis.

Enzootic hematuria : Enzootik kan işeme. Erişkin sığırlarda, alt idrar yollarındaki kanamalar veya tümörlere bağlı olarak oluşan aralıklı olarak idrarda kan bulunması ve anemiyle belirgin sendrom, enzootik hematüri, hematüriya vezikalis bovis, sığırların idrar torbası hematürisi. başta eğrelti otu olmak üzere, ptakuilosit içeren bitkilerin tüketimi sonucu biçimlenir. Enzootik hematüri.

Hematein : Mikroskobide koyulaştırıcı olarak kullanılan bir kimyasal madde.

Hematemesis : Kan kusma. Çeşitli nedenlerle ağızdan kan gelmesi, hematemez. Hematemez.

Hemathermal : Sıcak kana sahip olma. Hematermal. Kanının sıcak olması.

Hematite : Kantaşı. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kan taşı. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, koyu gri, kara; çizgi kırmızı; sertlik 5-6.5 özgül ağırlık 5.2-5.3; hekzagonal.). Hematit. Olijist.

Hematin : Oksitlenmiş hemoglobinden elde edilen pigment. Hem’in oksidasyonu sonucu oluşan bileşik. oksijenle birleşme yeteneği bulunmaz. Hemoglobinin erimesinden meydana gelen koyu lacivert bir madde. Hematin.

 

Hematinemia : Hematinemi. Kanda hematin bulunması.

Hematinuria : Hematinüri. İdrarda hematin bulunması.

Hematites : Hematit. Kan taşı. Kantaşı.

İngilizce Hematuria Türkçe anlamı, Hematuria eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hematuria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında.

Symptom : Gösterge. Beldek. Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. Araz. İşaret. Semptom. Belirti. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Belirtiler.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Hematuria synonyms : haematocyturia, blood in urine, a clay, hemoglobinuria, abdominal fat necrosis, abdominal distention, haematuria, a band, a c deformity, abdomen, abamectin, hematocyturia.

Hematuria ingilizce tanımı, definition of Hematuria

Hematuria kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Passage of urine mingled with blood.