Hemofili nedir, Hemofili ne demek

Hemofili; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. haima: kan; philos: sevme) Pıhtılaşma özelliğinin bulunmaması nedeniyle, küçük yaralanmalarda dahi kanın durmadan akmasıyla belirlenen eşeye bağlı çekinik bir gen tarafından kontrol edilen kalıtsal bir hastalık.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kanın pıhtılaşma mekanizmasını etkiyen ve kanama eğilimini artıran kalıtsal veya kazanılmış özellikte bir grup hastalık.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. haima = kan, Yun.philos=seven) Eşeye bağlı bir kalıtsal karakter olan ve kanın kolayca pıhtılaşmaması olarak görülen bir hastalıktır. Kadınlar bu hastalığa tutulmazlar. Fakat gelecek döllere katılsal olarak taşırlar.

İngilizce'de Hemofili ne demek? Hemofili ingilizcesi nedir?:

haemophilia, hemophilia

Hemofili hakkında bilgiler

Hemofili çoğunlukla genetik geçiş gösteren, vücutta kanın pıhtılaşma sisteminde rol alan ve pıhtılaşma faktörleri olarak adlandırılan proteinlerin eksikliği veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkan ve pıhtılaşma bozukluğu yaratan ve X kromozomundaki çekinik bir gen ile taşınan bir tür kanın pıhtılaşamaması hastalığıdır.

 

Kanın vücutta dolaşmasını sağlayan kan damarları atar,toplar ve kılcal damarlardan oluşur. Bu da damarlardan herhangi bir tanesinde hasar meydana gelmesi durumunda iç kanama meydana gelir. Normal şartlarda kan damarı hasar gördükten hemen sonra travmanın damar üzerine etkisiyle damar duvarı kasılır ve "Trombosit" adı verilen kan hücreleri devreye girerek hasarlı bölgede "Trombosit Tıkacı" adı verilen geçici bir tıkaç oluşturur. Damardaki yırtılma küçükse, bu tıkaç kan kaybını tek başına durdurabilir, fakat delik büyükse kanamayı durdurmak için Trombosit tıkacına ek olarak kanın pıhtılaşması da gerekmektedir. Bu aşamada, pıhtılaşma faktörlerine ihtiyaç vardır. Pıhtılaşma faktörlerinin devreye girmesiyle oluşan Fibrin İplikçikleri, Trombositleri, kan hücrelerini ve plazmayı da içine alarak kan pıhtısını oluşturur.

Hemofili'de ise yeterince güçlü bir kan pıhtısı oluşamamaktadır. Bu nedenle bir Hemofili hastasında vücut içi veya vücut dışı ciddi bir travma meydana gelirse, hastaya genellikle pıhtılaşmanın sağlanması için tıbbi müdahale gerekir. Hemofili hastalarının kanamaları normal bir insandan daha hızlı kanamaz, fakat kan kaybının süresi uzundur.

Orta şiddette kanamalar görüldüğünde travma veya kanama bölgesi gözlem altında tutulmalıdır. Eğer bu alanda kötüleşme görülürse yine en kısa zamanda bir hekime başvurulmalıdır.

Hemofili anlamı, tanımı:

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Bozuk : Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Bozulmuş olan. Madenî para, bozuk para. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Kızgın, sıkıntılı. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.

 

Kanama : Kanamak işi, nezif.

Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Genetik : Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili.

Geçiş : Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi. Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.

Sistem : Düzen. Yol, yöntem. Model, tip. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.

Faktör : Etken. Etmen.

Hemofili a : Faktör VIII yetersizliğine bağlı olarak pıhtılaşmanın gecikmesi ve kanama süresinin uzaması sonucu, önü alınamayan kanamalarla belirgin cinsiyete bağlı çekinik özellikte kalıtsal hastalık, faktör VIII yetersizliği. Etkilenen hayvanlar çoğunlukla homozigot erkeklerdir.

Hemofili b : Faktör IX yetersizliği sonucu kanın pıhtılaşmasının aksaması ve buna bağlı olarak kanama süresinin uzamasıyla belirgin, insan ve köpeklerde görülen hastalık, faktör IX yetersizliği, Noel hastalığı.

Hemofili c : Faktör XI yetersizliği sonucu kanın pıhtılaşmasının aksaması. Yetersizlik sığırlarda çekinik özellikte iken, köpeklerde olasılıkla baskın özelliktedir, faktör XI yetersizliği.

Hemofiliyak : Hemofiliden etkilenen hasta hayvan.

Diğer dillerde Hemofili anlamı nedir?

İngilizce'de Hemofili ne demek? : n. haemophilia [Brit.], hemophilia

Fransızca'da Hemofili : hémophilie [la]

Rusça'da Hemofili : n. гемофилия (F)