Hitting the ball türkçesi Hitting the ball nedir
- Voleybol alanında kullanılır.
- Vuruş.
- Kurallara aykırı düşmeden topa değme.
Hitting the ball ingilizcede ne demek, Hitting the ball nerede nasıl kullanılır?
Hitting : Vuruş. Vurma. İsabet. Vurucu.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Ball : Top. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak. İlaç (at). Masatopuna özgü, sellüloitten yapılmış, donuk ak renkte, çevresi 11,43 -12,06 cm. arasında, ağırlığı 2,40-2,53 gr. arasında olan yuvarlak. Yuvar. Yuvarcık. Gülle. Alantopu. Bilye. Küre.
The ball is in his court : Top onun oyun alanında. Bir sonraki adımı atmalı. Şu an tamamen kontrol onda.
Be on the ball : Dikkatli veya uyanık veya açıkgöz veya canlı olmak. İşi bilmek. Çabuk anlamak veya kavramak. Dikkatli olmak. İşini iyi bilmek. Uyanık olmak. Olup bitenleri bilmek. Neyin ne olduğunu bilmek.
Get on the ball : Çok uğraşmak(argo) çok gayret sarf etmek. Çaba göstermek.
Dribble the ball : Topu sürmek.
Belle of the ball : Dansın güzeli. Balenin kraliçesi. Dansın en güzel kızı. Balenin güzeli.
Pass the ball : Pas vermek.
Clear the ball : Topu kaleden çıkarmak. Topu kurtarmak. Topu uzaklaştırmak.
İngilizce Hitting the ball Türkçe anlamı, Hitting the ball eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hitting the ball ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crusher : Ufalayıcı. Öğütücü. Darbe. Kırıcı. Sıkma makinesi. Ezici. Kırma makinesi. Konkasör.
Beatings : Kötek. Bozgun. Sopa. Dayak atma. Dövme. Pataklama (argo terim). Yenilgi. Dayak.
Smasher : Topu sert olarak karşı alana indiren oyuncu. Smaççı. Çivici. Çarpan. Güzel kız. Darbe. Kırıcı eleştiri. Müthiş şey. Parçalayıcı.
Volley ball : Uçantop. Yerden yüksekliği 2.40 m. (kadınlar için 2.20) olan 1 m. eninde bir ağla ortasından ikiye bölünmüş alanda altı kişilik takımlar arasında belli kurallara göre oynanan ve karşılıklı olarak vurulan topun kendi alanlarında yere düşürülmeden havadan elle karşılanması ve karşı taraf alanına düşürülmesi ile sayı kazanma temeline dayanan top oyunu.
Coup : Darbe. Başarılı bir iş. Askeri darbe. Zekice davranış. Uğurlu bir hareket. Başarılı hareket. Hükümet darbesi. Başarılı vuruş.
Placing : Koymak. Görevlendirmek. Yerleştirme. Yazdırmak (tel.). Tahsisli satış. Plasman. Yatırmak (para). Yerini belirlemek. Vermek (sipariş).
Hack : Kıymak. Sıradan. Tekme yarası. Taksici. At. Kertik. Taksi. Alelade.
Bop : Darbe. Darbelemek (argo terim). Bir caz üslubu. Vurmak.
Bopped : Bir caz üslubu. Darbelemek (argo terim). Vurmak. Darbe.
Dunt : Darbe ile oluşan yaralanma. Vurma ile verilen zarar. Darbe. Yumruk. Vurma.
Hitting the ball synonyms : batteries, battery, batting, beat, jersey, bopping, beating, play maker, battings, bops, crushers, change of position, push.

Bu kısımda Hitting the ball kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hitting the ball ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hitting the ball anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hitting the ball ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.