Hodak nedir, Hodak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sığır çobanı.

Çiftçi yamağı, erkek hizmetçi.

Kağnılarda boyunduruğun gerisinde, öküzün boynuna oturup öküzü süren çocuk.

Hayvanlara bakan uşak, sığırtmaç.

[Bakınız: hodah].

Değnekle oynanan bir çeşit oyun.

Çam kozalağı.

Topaç.

Kağnıların baş tarafının altına konan ve karaçavu tutan ağaç yastık.

Yarım küre biçimindeki küçük çörek.

Hodak tanımı, anlamı

Hodak yıldızı : Çoban yıldızı

Hodakçı : Küçük çoban.

Sığır çobanı : Sığırtmaç.

Yarım küre : İki eşit parçaya bölünmüş bir kürenin her parçası. Yarı küre.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Sığırtmaç : Büyükbaş hayvan güden kimse, sığır çobanı, nahır.

Hizmetçi : Hizmet gören kimse. Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın.

Karaçav : Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Yüksek çardak. Duvarcı iskelesi. Yıkılacak duvarlara yapılan destek. İp. Sap çekme arabasının köşe kısımlarındaki uçları çatallı dört direği ikişer ikişer birbirine bağlayan iki uzun değnek. (Apsarı Aksaray Niğde). Duvarcı ve sıvacı iskelesi.

 

Değnek : Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

Yastık : Başın altına koymak veya sırtı dayamak için kullanılan, içi yün, pamuk, kuş tüyü, ot vb.yle doldurulmuş küçük minder. Fide yetiştirmek için ince toprak ve gübreden hazırlanmış yüksekçe yer. Yapılarda, makinelerde bazı bölümlerin üzerine dayandığı parça. Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde kullanılan şey.

Çiftçi : Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Sığırt : Dikiş.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Yamağ : Yağ eritilen kap, tava.

Yastı : Yatsı. Yassı. Yatsı, yatsı namazı - yastını: yatsıyı, yatsı namazını.

Diğer dillerde Hoa anlamı nedir?

İngilizce'de Hoa ne demek ? : hypertrophic osteopathy, hoa