Hold against türkçesi Hold against nedir

  • Yüzüne vurmak.
  • Aleyhinde kullanmak.
  • Ön yargıyla davranmasına neden olmak.
  • Yüklemek (suçu).

Hold against ingilizcede ne demek, Hold against nerede nasıl kullanılır?

Hold : Tıkamak. Düzenlemek. Muhafaza etmek. Sadık kalmak. Sahip olmak. Gemi ambarı. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. (ağırlık) taşımak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıkoymak.

Against : Karşı. -e doğru. Aykırı. -e karşı. Ters olarak. -e aykırı. Dayalı. Karşısında. Mukabilinde. Aleyhinde.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold a secret : Sır saklamak.

İngilizce Hold against Türkçe anlamı, Hold against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slapping : Azarlamak. Şaplak atmak. Şaplak vurmak. Çatmak. Tokatlamak. Suratına gelmek. Çarpmak. Tokatlama. Çıkışmak.

Slapped : Çıkışmak. Şaplak atmak. Suratına gelmek. Azarlamak. Şaplak vurmak. Tokatlamak. Çatmak. Şamar atmak. Çarpmak.

Level at : Yöneltmek. (suçu) -e yüklemek. Doğrultmak. -e yöneltmek. Doğrultmak (silahı). Hedef almak. (silahı) -e doğrultmak.

 

Taunted : Alay edilmiş. Başına kakmak. Başına kakılmış. Alay etmek.

Slap : Sille atmak. El ile vurmak. Şaplak atmak. Bas gitarda, genellikle çekiçleme, salma ve kaydırma eşliğinde icra edilen, telleri tınlatan elin baş parmak ekleminin yanıyla bir tele hızlıca vurulması ve çoğunlukla bu hareketin ardından patlatma uygulanması yöntemi. Tokatlamak. Tokat. Tokat atmak. Çıkışmak. Koyuvermek (gelişigüzel). Şamar atmak.

Tell off : Ağızlarının payını vermek. İş vermek. Sayıp ayırmak. Azarlamak. Paylamak. Ağzının payını vermek. Oymak. Abırlamaq. Görev vermek.

Taunts : Alay ederek sataşmak. Laf (sataşmak için söylenen alaylı). Sataşma. Alay etmek. Azarlamak. İğneleme. Başına kakmak. Başa kakma. Sataşmak.

Taunt : Alay. Alay etmek. Başa kakma. İğnelemek. Sataşmak. Azarlamak. Alay ederek sataşmak. Laf (sataşmak için söylenen alaylı). Sataşma.

Slaps : Tokatlamak. Şaplak atmak. Çıkışmak. Çarpmak. Şaplak vurmak. Çatmak. Azarlamak. Suratına gelmek. Şamar atmak.