Holing türkçesi Holing nedir

  • Deliğe girmek.
  • Kapanmak.
  • Deliğe sokmak.
  • Delmek.
  • Kazmak.
  • Yuvasına girmek.
  • Delik açmak.
  • Köşesine çekilmek.

Holing ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary went potholing.
Turkish: Ali ve Mary mağara aramaya gitti.

Holing ingilizcede ne demek, Holing nerede nasıl kullanılır?

Holing through : Bağlama delmesi.

Buttonholing : Lafa tutmak. Yakasına yapışmak. Yakaya takılan çiçek. İlik açmak. İliğe takılan çiçek. İlik. Düğme deliği. Düğme iliği. Esir almak. Düğme dikmek.

Pigeonholing : Hasır altı etmek. Yazı masası çekmecesi. Sıralamak. Yazı masasında kağıt gözü. Çekmeceye koymak (evrak). Raf gözü. Kağıt çekmecesi. Güvercin yuvası. Gözardı etmek. Hasıraltı etmek.

Psycholinguistics : Psikolinguistik. Dil psikolojisi. Ruhdilbilim. Davranışsal dilbilim. Psikodilbilim.

Holiness : Kutluluk. Kutsallık. Mukaddeslik. Saadetli. Oynama. Kutsiyet. Kadesetli.

Bartholinitis : Vajina ağzı iltihabı. Bartolinit.

Bartholin gland cyst : Kronik östrojenizmde vulva tabanının her iki yanında yer alan bartholin bezlerinin tek katlı kanal epitelinin yassı epitele metaplazisi ve kanalın tıkanması sonucu biçimlenen retensiyon kisti. Bartolin bezi kisti.

Acetylcholine receptors : Asetilkolin reseptörleri. Asetilkolinin bağlandığı hücre zarı proteinleri. örnek: nikotinik reseptör sinirlerin postsinaptik uçlarında ve iskelet kası uç plaklarında bulunan bir iyon kanalıdır. Asetilkolin alıcıları.

 

Acetylcholinesterase inhibitor : Asetilkolinesteraz baskılayıcısı. Asetilkolinesteraz önleyici. Asetilkolinesteraz enzimine değişik biçimlerde bağlanarak onu etkisiz duruma getiren organik fosforlu insektisitler gibi bileşikler. Asetilkolinesteraz engelleyici.

His all holiness : Patrik cenapları ekümenik patrik için kullanılır.

İngilizce Holing Türkçe anlamı, Holing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flouting : Burun kıvırmak. Takmamak. Reddetmek. Saygısızca karşı gelmek. Alay etmek. Zıddına gitmek. Hor görmek. Küçümsemek. Uymamak.

Dig a hole : Çukur açmak. Çukur kazmak.

Contact : Faktör xıı. Bağlantı kurulan kimse. İlişki kurmak. Bağlantı kurmak. Dokunma. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. İle temasa geçmek. Değdirme. Kontak. Bağ.

Mold : Biçimlendirmek. Flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılan bir tanım, mantar. parazitik, çok hücreli filamentöz koloniler oluşturur. Küf bağlamak. Küflenmek. Kalıp. Küf. Ölü ya da diri örgensel ortamlarda çürükçül ya da asalak yaşayan ilkel mantarların ortak adı. bk. küf mantarları. Yapı. Yaradılış.

Vote : Önermek. Oylayarak kararlaştırmak. Oy kullanmak. İlan etmek. Bildirmek. Rey vermek. Oy. Oylamak. Rey. Oy vermek.

Bore : Kuyu. Başını ağrıtmak. Sonda. Çap (mermi). Sıkıntı. Yüksek dalga. Usandırmak. Sıkıcı tip. Usanç vermek.

 

Bond : Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Bağlamak. Bono. Karşılıklı sevgi. Birleşmek. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Yüklenmelik. Tahvil. Antrepoya koymak. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam.

Sequester oneself : İnzivaya çekilmek. Tenha bir yere çekilmek.

Option : Bekleme hakkı. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Opsiyon. Alıcıya tanınan süre. Şık. Seçilen şey. İstem. Seçenek. Tercih.

Holing synonyms : hold fast, multiple voting, dig with, broach, cloister, cleaves, caved, cleave, honeycombs, drill, broaching, cicatrise, retreats, dig, selection, broaches, burrow, diked, delves, stick, dig into, retreating, conglutinate, attach, cloistering, delve, hole, cloisters, touch, adhere, cicatrize, write in, flouts.

Holing zıt anlamlı kelimeler, Holing kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Detach : Özel görevlendirmek. Koparmak. Kaldırmak. Ayrılmak. Sökmek. Çözmek. Kesip ayırmak. Çıkmak. Ayırmak. Kopmak.

Holing ingilizce tanımı, definition of Holing

Holing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Undercutting in a bed of coal, in order to bring down the upper mass.