Hollows türkçesi Hollows nedir

Hollows ingilizcede ne demek, Hollows nerede nasıl kullanılır?

Hollow body electric guitar : Öz yankıyabilmesi için gövdesinin içi boş ve genellikle üzerinde iki f deliği ile üretilen, yüksek kazanç seviyelerinde kolaylıkla dönüte neden olması sebebiyle genellikle düşük kazançla kullanılabilen, caz ve bluz müzisyenlerinin tercih ettiği elektro gitar türü. Boş gövdeli elektro gitar.

Hollow cathode lamp : Oyuk katot lambası.

Hollow conductor : Ortası boş iletken.

Hollow ellipse : İçi boş elips. İçi boş oval. Boş elips.

Hollow eyed : Çukur gözlü. Gözleri çukura kaçmış. Çukur gözleri olan.

Hollow hearted : İçten olmayan. Vefasız. Samimiyetsiz. Yürekten olmayan.

Hollow victory : Boş başarı. Bir şeye yaramayan zafer.

Hollow tile : Oluklu tuğla. Boşluklu tuğla. Delikli tuğla.

Hollow pretense : Samimiyetsizlik.

Beat hollow : Tamamen mağlup etmek. Tamamen yenmek. Birini kolayca ve açık ara yenmek. Hezimete uğratmak.

İngilizce Hollows Türkçe anlamı, Hollows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hollows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dents : Dişlemek. Çökertmek. Tasarımlamak. Göçürtmek. Çentik. Göçük. Berelemek. Göçürmek. Çukur yapmak.

 

Dikes : Siper. Duvar. Set yaparak korumak. Şedde. Etrafına set çekmek. Hendek açmak. Hendek. Kanal. Bent.

Carry : Nakletmek. Taşımak. Kaldırmak. Büyülemek. Geçirmek. Taşıyıcılık yapmak. Kabul edilmek. Götürmek. Elde etmek. Onaylamak.

Cavitations : Kavitasyon. Boşluk oluşumu. Kabarcık. Oyma. Kovuklanma. Çukurlaşma. Boşlama.

Dimple : Gamzesi çıkmak. Dimfle. Çene çukuru. Çukur oluşturmak. Gamze. Gamzesini göstermek. Yanak. Çukurlaşmak.

Cavitation : Kavitasyon. Kovuklanma. Kabarcık. Boşluk oluşumu. Çukurlaşma. Oyma. Boşlama.

Black out : Geçici olarak bilincini kaybetmek. Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Elektrik kesilmek. Elektrikleri kesmek. Bilgi saklamak. Karartmak. Sahnedeki tüm ışıkları kapatmak. Bayılmak. Bilincini kaybetmek. Elektrikler kesilmek.

Burrowing : Bir mağarada gizlenmek. Tünel kazmak. Oyuk açmak. Delik açmak. (çukur) kazmak. Yuva yapmak. Bir oyukta gizlenmek. Saklanmak. Çukur kazmak.

Abysses : Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Tamu. Dipsiz gibi görünen yer. Abis. Derinlik. Cehennem. Uçurum.

Come after : Peşinden gitmek. Takip etmek. Almaya gelmek. Peşinden kovalamak. Peşinden gelmek. Arkasından gelmek.

Hollows synonyms : locomote, aperture, cave, dished, deep set, cleft, chisel, canaling, go, carves, abysms, move, hollow, saucerize, cavity, creek, channel, dike, branch, glen, canallers, blankness, coved, hollowing, abysm, fall back, canal, abyss, blankest, cavitate, blanker, acetabular, chiseling.

Hollows zıt anlamlı kelimeler, Hollows kelime anlamı

Precede : -den üstün olmak. Önünde gitmek. -den önce gelmek. Önce davranmak. Önce gelmek. Önde olmak. Üstün olmak. Önce olmak. -den önde yer almak. Önünde olmak.

 

Stay in place : Yerinde kalmak.

Predate : Erken tarihe almak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. -den daha önce gelmek. Eski tarih atmak. Erkene almak. Erken bir tarihe almak. Eski tarihle yazmak. Önce gelmek. Geçmiş tarihle yazmak. Erken tarih atmak.