Hooves türkçesi Hooves nedir
Hooves ingilizcede ne demek, Hooves nerede nasıl kullanılır?
Behooves : Düşmek (iş). Yaraşmak. Yakışmak.
Hoove : (sığırlarda) mide iltihabı. Mide iltihabı (sığır).
Hoover : Elektrik süpürgesi. Alabama eyaletinde şehir. Elektrikli süpürge. Çıngılı süpürgeyle temizlemek. Çıngılı süpürge. Elektrikli süpürge ile temizlemek. Elektrik süpürgesi ile temizlemek. Elektrikli süpürgeyle temizlemek.
Hoovered : Elektrikli süpürge ile temizlemek. Elektrik süpürgesi. Elektrikli süpürgeyle temizlemek. Elektrikli süpürge. Alabama eyaletinde şehir. Elektrik süpürgesi ile temizlemek.
Hoovering : Elektrik süpürgesi ile temizlemek.
Hoo ha : Problem. Şamata. Sorun. Yaygara. Karmaşa.
Boo hoo : Ağlama efekti (işim gücüm yok buna mı üzüleceğim anlamında).
Behooved : Yakışık almak. Yakışmak. Düşmek (iş). Yaraşmak. Gerekmek. İcap etmek.
Behooving : Yakışık almak. İcap etmek. Düşmek (iş). Gerekmek. Yakışmak. Yaraşmak.
Hooded : Kapşonlu. Tepeli. Körüklü. İbikli. Başlığa benzeyen. Başlık şeklinde olan. Başlıklı. Sorguçlu. Kukuletalı. Kapüşonlu.
İngilizce Hooves Türkçe anlamı, Hooves eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hooves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Linger : Geçmişte kalmak. Gitmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Uzamak. Can çekişmek. Ayrılamamak. Gecikmek. Durmak. Sallanmak. Oyalanmak.
Hoof : Yaya gitmek. Tekmelemek. Tepmek. Çiftelemek (at vb). Tırnak. Yol tepmek. Sağ. Toynaklı olan memelilerin parmaklarının uç bölgesinde, ön tarafını korumaya yarayan boynuz maddesinden yapılmış kısım.
Pillared : Yapısal blok. Kagir ayak. Sütun. Önemli üye. Önemli yandaş. Sütunlu. Direk. Sütunlarla desteklemek. En önemli kişi. Direkli.
Waver : Zayıflamak. (alev) titremek. Titreşmek. Sürekliliğini yitirmek. Muallakta kalmak. Titremek. Boyun eğmek. Tereddüd etmek. Bocalamak. Duraklamak.
Ungulates : Toynaklılar. Yeni sınıflandırmalara göre memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünden, otla beslenen, büyük boylu, azı dişleri geniş ve üzeri topuzcuklu ya da taçlı, genellikle boynuzları bulunan, değişik sayıda olabilen parmakları toynak denilen tırnaklarla sonlanan, dünyanın her tarafına yayılmış türleri olan bir üst takım.
Jamb : Kenar. Söve. Kapı ya da pencere pervazı. Pervaz. Port ağzı yan duvarı. Makas dikmesi. Kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı. Fırın kenar duvarı.
Plates : Maça kurutma levhası. Tabaklar.
Pes : Ayak veya ayak şeklinde yapı. Pes.
Counterfort : Payanda. Destek. Kaplama duvarı güçlendirmek için duvarcılıkta payanda çeşidi. Kontrfor. Dayanma ayağı. Göğüsleme.
Buttresses : Payanda vermek. Payanda. Destek. Destekçi. Perçinleştirmek. Desteklik etmek. Desteklemek.
Hooves synonyms : ungula, sherlock holmes, hoofing, waffle, hesitate, ungulate, soliped, foot, pillar, buttress, jambs, unguis, feet, bearing, histrionics.
Hooves zıt anlamlı kelimeler, Hooves kelime anlamı
Straight : Eşcinsel olmayan kimse. Yarış çizgisi. Doğruca. Düzgün. Düz. Dosdoğru. Düz hat. Düz (çizgi). Kent. Doğru.
Unguiculate : Tırnaklı. Tırnağa benzeyen. Pençeye benzeyen. Bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan. Pençeli.

Bu kısımda Hooves kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hooves ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hooves anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hooves ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.