Hopan nedir, Hopan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yabani güvercin.

Bir çeşit erik, bardacık eriği.

Bakımsız kalmış bağ, bahçe, ev ve benzerleri şeyler.

Ev.

Az üzümlü bağ.

Ürün koymaya yarayan büyük çuval.

Yıkılası anlamında ilenç.

Hopan tanımı, anlamı

Hopa : Artvin iline bağlı ilçelerden biri

Hopanlar : Balıkesir ili, Gökçedağ bucağına bağlı bir bölge.

Hopansele : Yemek dolabı.

Bardacık eriği : Bardak eriği.

Bağ bahçe : Bahçe, bostan vb. taşınmaz mal.

Güvercin : Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba).

Bakımsız : Özen gösterilmemiş, bakılmamış.

Bardacık : Bir tür küçük ve tatlı yaş incir.

Üzümlü : İçinde üzüm olan. Erzincan iline bağlı ilçelerden biri.

Yabani : Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki). Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse).

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.

 

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Şeyle : Şöyle.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Koyma : Koymak işi.

Diğer dillerde Hooke yasası anlamı nedir?

İngilizce'de Hooke yasası ne demek ? : hooke's law